| Bir erkeğin bir başka kadın için karısını terk etmesini doğal karşılarız. | Open Subtitles | ما أخذناه كحقيقه بأن الرجل كان سيترك زوجته من أجل المرأه الأخرى |
| Ne çeşit bir adam kendi karısını Noel arifesinde kafasının arkasından vurur? | Open Subtitles | ...مانوع الرجل الذى يطلق النار على زوجته من الخلف فى عيد الميلاد؟ |
| Ne çeşit bir adam kendi karısını Noel arifesinde kafasının arkasından vurur? | Open Subtitles | ...مانوع الرجل الذى يطلق النار على زوجته من الخلف فى عيد الميلاد؟ |
| Karısı, çok acısı olan, bir romatizma hastası. | Open Subtitles | تعانى زوجته من أكثر أنواع إلتهاب المفاصل ألما |
| Cross'un orada, Kahire'den karısına gönderdiği zamandan kalma Orta Doğu tarzı mobilyaları ve el yapımı eşyaları vardı. | Open Subtitles | احتفظ فيه كروس باثاث شرقى ومشغولات منذ ذلك الوقت الذى ارسل كروس فيه زوجته من القاهره الى الوطن |
| Asla senin için karısından ayrılmaz. Bunu asla yapmazlar. | Open Subtitles | إنه لن يترك زوجته من أجلك إنهم لا يفعلون ذلك |
| Benim için karısını terk etmesini istemiyorum ama bunu zaten yapacaktı. | Open Subtitles | انا فقط لا اعلم, لا اريده ان يترك زوجته من اجلي و هو كان على وشك فعل ذلك اصلاً |
| Sence bir doktor bir hemşire için karısını terk eder mi? | Open Subtitles | هل تظنين أن الطبيب سيتخلى عن زوجته من أجل الممرضة؟ |
| Orta yaşlı bir adam niye 28 yaşındaki yoga hocası için karısını bırakır ki. | Open Subtitles | أنا فقط لا أفهم لماذا رجل كبير بالعمر قد يترك زوجته من أجل مرشدة يوغا عمرها 28 |
| Evini arıyoruz şu anda, karısını sorgulamak için getirtiyoruz. | Open Subtitles | أجل، نحن نفتّش منزله الآن، ونجلب زوجته من أجل الاستجواب. |
| karısını South Salem'deki köy evinden tren istasyonuna bıraktığını ve karısının da oradan şehre giden trene binip... | Open Subtitles | انه قد اوصل زوجته من منزلهم في غرب ساليم ، الى محطة القطار القريبة، |
| Böylece Hutter üzüntü içindeki karısını dostları zengin armatör Harding ve kız kardeşi Ruth'a bıraktı. | Open Subtitles | و هكذا فقد قام "هيتر" كنوع من الشفقة على ما سيصيب زوجته من الوحدة بالسماح لها بالإقامة مع أختها وزوجها الطيب حتى يعود |
| Orfeo çölün ortasında karısını bırakmıştı. | Open Subtitles | عندما أحضر "أورفيو" زوجته من العالم الآخر |
| Belki karısını daha da kötü birşeyden korumayı umuyordu. | Open Subtitles | ربما كان يأمل إنقاذ زوجته من أمر أسوأ |
| karısını buradan nasıl çıkaracağını bilmek istiyor. | Open Subtitles | يريد ان يعرف كيف يخرج زوجته من هنا |
| Bir zamanlar Chandler adında biri vardı, Karısı onu tam kalbinden vurmuştu. | Open Subtitles | كان هنالك رجل يُدعى تشاندلر قتلته زوجته من الداخل. |
| - Görünüşe göre Monk sendika ile alakası olmadığını düşünüyor... - Bak.! Bir tüp ile beslenen onun Karısı değil, tamam mı? | Open Subtitles | انه ليس من تتغذى زوجته من خلال انبوب اليس كذلك؟ |
| karısına araba çarpmıştı ve hastanede tedavi görüyordu. | Open Subtitles | تم دهس زوجته من قبل سيارة وكان يتم علاجها بمشفي |
| Evet, ama karısına destek olup kafasını kazıtsa bir sefer kemoterapi seansına katılsa. | Open Subtitles | معم لكنه حلق رأسه في التجنيد خلال علاج زوجته من الجولة الاولى للكيماوي وارتفع سبع نقاط |
| Tony Allen genç sevgilisi için karısından ayrılacaktı. | Open Subtitles | توني آلين هجر زوجته من أجلها الفتاة الشابة |
| Ames gerçekten Terry için karısından ayrılmayı düşünüyormuş. | Open Subtitles | -آيمز) كان يخططّ فعلاً لترك زوجته من أجل... |