| Ailenize ve işinize dönüp geri zekalıyı oynar ve bununla gurur duyarsanız ciddi olduğunuza inanırım. | Open Subtitles | إن كان بإمكانك الذهاب إلى عائلتك وعملك.. ..وتطبيق فكرة العبث سأصدق حينها أنك جاد |
| Bokum şerbet gibi koktuğu zaman inanırım buna. | Open Subtitles | سأصدق هذا عندما يصبح برازي أرجواني ورائحته مثل عصير قوس القزح |
| -Bizi yeni krallığa götürecek. -Önümüze geçtiğinde buna inanacağım. | Open Subtitles | سيقودنا الى المملكة الجديدة سأصدق حين يظهر امامنا |
| Senin burada kurban olduğuna inanacağımı mı sandın? Hadi ama! | Open Subtitles | وهل تتوقعي أني سأصدق أننا ضحاية لمؤامرةفرنسية ؟ |
| - Gözümle görmeden inanmam. - Marc bu kez geleceğine yemin etti. | Open Subtitles | سأصدق هذا عندما أراه مارك يقسم بأنّه سيكون هناك في هذا الوقت |
| Belki eğer şarap Kaliforniya'dan olsaydı, inanırdım. | Open Subtitles | ربما لو كان النبيذ في كاليفورنيا ، كنت سأصدق |
| Gözlerimle görmesem, böyle saçma bir hikayeye asla inanmazdım. | Open Subtitles | لو لم أكن قد رَأيتُ هذا بأم عيني، ما كنت سأصدق قصتك السخيفة هذه |
| 0nu seviyorum.Ve onun değşeceğine inanıyorum 0 benim abim | Open Subtitles | أنا أحبه وطالما حييت سأصدق أن بإمكانه التغير لأنه أخي الكبير |
| Gerçekten bu masalı yutacağımı mı sandın? | Open Subtitles | هل أعتقد حقاً أنني سأصدق هذه القصة الخرافية؟ |
| Gerçekten de gönüllü olarak odalığım olmayı seçeceğine inanırım mı sandın? | Open Subtitles | هل تظنين حقاً بأنني سأصدق بأنَكِ أصبحتِ خليلتي عن طيب خاطر ؟ |
| Ne desen inanırım. | Open Subtitles | أو يُصعب تصديقه، فيمكنك إخباري سأصدق ما ستقوله |
| Günlük 25 dolar, artı masrafların karşılanması. İstediğiniz her bir şeye inanırım. | Open Subtitles | مقابل 25 دولار في اليوم، بالإضافة للنفقات، أنا سأصدق أي شيء ملعون يعجبك |
| Buna ancak gördüğümde inanırım. Başka bir şey var mı? Yok, efendim. | Open Subtitles | سأصدق ذلك عندما أراد, هل من أمر آخر؟ |
| Bokum mora dönüşüp şerbet gibi kokunca buna inanırım. | Open Subtitles | سأصدق ذلك عندما يصبح برازي أرجواني - و رائحته تصبح مثل عصير قوس قزح |
| Onu seviyorum. Ve yaşadığım süre boyunca onun değişebileceğine inanacağım, çünkü o... | Open Subtitles | أنا أحبه وطالما حييت سأصدق أن بإمكانه التغير |
| Peki, görev süren bittiğinde ve birileri şu lanet kutuları alıp götürdüğünde inanacağım. | Open Subtitles | حسناً,سأصدق أن وقت عملك انتهى فعلاً عندما يأتي احداً لياخذ هذه الصناديق. |
| Ne düşündüğün umurumda değil, insanlara her zaman inanacağım. | Open Subtitles | لا يهمني رأيك سأصدق الناس دائماً |
| Peki, prensin bir anda muhbir olduğuna inanacağımı sana düşündüren nedir? | Open Subtitles | وما الذي يجعلك تعتقد أنني سأصدق فعلاَ ان الأمير سينقلب جرذياَ ؟ |
| Böyle konuşuyorsun diye inanacağımı mı sandın? | Open Subtitles | فقط لأنكِ قلتِ ذلك، هل تعتقدين بأني سأصدق هكذا؟ |
| Tabii, tabii! Ama görmeden inanmam! | Open Subtitles | بالتأكيد بالتاكيد, سأصدق عندما اراه بعينى |
| Ben onun yerinde olsam birbirimize rastladığımıza inanırdım. | Open Subtitles | سأصدق أننا صادفنا بعضنا وحسب لو كنت مكانه |
| Kız kardeşim bulmamış olsaydı, bunların hiçbirine inanmazdım. | Open Subtitles | إذا لم تجد أختي هذا , لم أكن سأصدق أي شيئ من هذا |
| Uçaktayken fıstık yiyeceğimize inanıyorum. | Open Subtitles | سأصدق فقط عندما أتناول المكسرات بالطائرة |
| Bu sefer başaracağınıza neden inanayım? | Open Subtitles | لما سأصدق أنك قد تنجح هذه المرة؟ |