| Larry, bu gece onunla ve Sue ile sinemaya gitmeyi isteyip istemeyeceğimizi sordu. | Open Subtitles | لاري سألني إذا كان لدينا رغبة بالذهاب معه و سو الليلة لمشاهدة الفلم |
| Geçenlerde Özbekistan sınırındaki güçlerin kullandığı iletişim şifrelerini almak ister miyim diye sordu. | Open Subtitles | مؤخرا سألني إذا أنا سأهتمّ به حصول على مجموعة رموز الإتصال مستعملة من قبل قوّات أوزبكستان الأرضيّة على طول الحدود. |
| Bir gün gelip bana sordu... annenle aramda birşey var mı diye... ve yalan söyledim. | Open Subtitles | في أحد الأيام جاء إلي و سألني إذا كان هناك أي شيء بني و بين أمك و كذبت عليه |
| Biliyorum ama 204'deki hasta kızarmış tavuğunu bitirip bitiremeyeceğimi sordu. | Open Subtitles | أعلم, لكن ذلك الصبي سألني إذا ماكنت أريد أن أكمل دجاجته المقلية |
| Sahra hastanesinde, doktor bana en kötüsü olma ihtimaline karşın eşyalarımı gönderebileceği birileri var mı diye sormuştu. | Open Subtitles | بالمستشفى الميداني، القس سألني إذا ما كان هناك أي شخص أريد إرسال متعلقاتي إليه كما تعلمين. |
| Sirke katılmak hoşuna gider mi diye sordu. | Open Subtitles | سألني إذا ما كنت أرغب في الانضمام للعرض الجوال |
| Yardıma ihtiyacım var mı diye sordu. | Open Subtitles | لقد سألني إذا ما كنتُ في حاجة إلى مساعدة |
| Hiç, seviştikten sonra evimde birkaç gün kalıp kalamayacağını sordu. | Open Subtitles | بعد أن عبثنا معاً سألني إذا ما كان يُمكنه البقاء عدّة أيام بمنزلي |
| Dün bana, akü takviye kablolarından hoşanıp hoşlanmayacağını sordu. | Open Subtitles | بالأمس, سألني إذا كنتِ بحاجة إلى أسلاك كهربية |
| Elektronik mağazasındaki satıcı yardıma ihtiyacım var mı diye sordu. | Open Subtitles | عامل متجر الألكترونيّات سألني إذا كنت أحتاج المساعدة |
| Ama birkaç gün sonra bana işinde iyi olan polis tanıyıp tanımadığımı sordu. | Open Subtitles | ولكن بعد ذلك بضعة أيّام لاحقاً، سألني إذا كنتُ أعرف شرطة غير مُبالين فيه. |
| Gelip gelemeyeceğini sordu. | Open Subtitles | لاأدري، لقد سألني إذا ماكان بإمكانهِ الحظور. |
| Onlarla dolu bir kutuyu kasada tutup tutamayacağını sordu. | Open Subtitles | سألني إذا أمكن أن يخزن صندوق منهم في الخزنة |
| Kral olduğunu sandığım bir dev hiç bir yeteneğim olup olmadığını sordu. | Open Subtitles | عملاق منهم، الذي أعتبرته الملك، سألني إذا كان لدي أي مهارة. |
| Sonra kral, başka bir yarışma denemek ister miyim diye sordu. | Open Subtitles | لذلك الملك، سألني إذا ما أردت تجربة يدي في مسابقة من نوع آخر. |
| Bana, Kızıl Tugaylar'la röportaj yapmayı isteyip istemediğimi sordu. | TED | سألني إذا كنت أود أن أتقابل مع جماعة الألوية الحمراء . |
| Siz gelmeden önce bunu benim yapıp yapmadığımı sordu. | Open Subtitles | - نعم، حقّ. أمامك رجال أصبحوا هنا سألني إذا أنا عملت هو. |
| Yapıp yapamayacağını sordu ve ben de evet dedim. | Open Subtitles | سألني إذا كان يمكنه وقلت نعم, إنه محق |
| Ceza evi müdürü bana gerçekten ihtiyacın olup olmadığını sordu. | Open Subtitles | آمر السجن سألني إذا كنت تحتاجها فعلا |
| Destro ile ilk karşılaştığımda, kafamın tamamını kromla kapatayım mı diye sormuştu. | Open Subtitles | عندما إلتقيت (ديسترو) للمرة الأول سألني إذا كان يجب أن يغطي رأسه بشكل كامل بالكروم |