| Amerikalıların Saygon'dan ayrılmalarından yaklaşık 10 yıl sonra... | Open Subtitles | بعد حوالي عشر سنوات من خروج آخر جندي أمريكي من سايغون |
| Saygon'daki kimyasal savaş birliğindeydim. | Open Subtitles | لقد كنت في البلاد عام 68 كنت في وحدة الحرب الكيميائية في سايغون |
| Saygon'daki kimyasal savaş bölüğündeymiş. | Open Subtitles | عضواً من الحرب الكيميائية في وحدة سايغون |
| Miss Saigon oyununun ilk perdesini ya da Gettysburg savaşını yapabiliriz. | Open Subtitles | "ويمكننا أن نقدم معركة "غيتزبرغ "أو المقطع الأول من "مس سايغون |
| Hayatımda gördüğüm ilk infaz birkaç hafta önce Saigon markette birçok insanı öldüren bir bombacının şafak vakti gerçekleşen infazıydı. | Open Subtitles | أول اعدام أشهده في حياتي كان لرجل وقت الفجر قتل مجموعة من البشر بقنبلة انفجرت في سوق في سايغون |
| Saigon'u, Guam'ı ya da lejyonu. Kahrolası Elmas Dave'i de. | Open Subtitles | إنني لا أعرف عن "سايغون" أو "غوام" أو الفيلق الأجنبي |
| Kendimi birden Saygon'da buldum. | Open Subtitles | الشيء التالي الذي أتيقّن منه، أنني في سايغون |
| Ne zaman gerçekleri öğrenme göreviyle Saygon'a gitse... geri dönüp Kennedy'nin ödünü patlatıyor! | Open Subtitles | في كل مرة يذهب إلى سايغون لبعثة تقصي الحقائق يرجع ويخيف كينيدي |
| Yeni adı Ho Chi Minh olan eski Saygon 'da durduk. | Open Subtitles | توقفت في سايغون القديمة أولا فيمدينةهو شي مينه |
| Kendi yollarıyla. Saygon'dan gelen istihbaratı denetlememiz gerek. | Open Subtitles | علينا السيطرة على المخابرات من سايغون |
| Saygon'a dönüşlerim... başlı başına bir serüvendir. | Open Subtitles | حين أعود إلى "سايغون" كما لو كنت في رحلة |
| O gün Mékong nehrini geçiyor... ve Saygon'a gidiyordu. | Open Subtitles | وهو من كان يعبر نهر "ميكونغ" في ذلك اليوم نحو "سايغون" |
| Hem Saygon'da tüm bir yıl yapayalnız kalmayı ben istemedim. | Open Subtitles | الى جانب ذلك، أنا لست من طلب أن يكون طول الوقت لوحده طوال السنة في "سايغون" |
| Saygon 'da birşey bizi çok şaşırttı. | Open Subtitles | وفي سايغون لدينا الكثير من الارتباك |
| Saigon nehrindeki yayınbalığı trol gemisiyle senden uzaklaşmıştım. | Open Subtitles | حصلت بعيدا منك على متن أن سفن صيد سمك السلور على نهر سايغون. |
| Bayan Saigon ve Cabaret. Bayan Saigon ve Cabaret. | Open Subtitles | ملكة جمال سايغون و كابريه - ملكة جمال سايغون و كابريه - {\cHE1B05E}عروض مسرحية شهيرة |
| Eşimi üniversiteler tatildeyken Saigon şehrinden seçtim. | Open Subtitles | أخذت زوجتي في اجازة الى سايغون. |
| Şirket içi yapmamız gereken işler var, ...ama şimdi bırakıp gider ve dava açarsan... Saigon'un Düşüşü için her zaman vakit vardır. | Open Subtitles | لدينا بالفعل خلافات للعمل بالكامل أجلدائماًهناكوقت لـ" خريف سايغون" |
| Ona Saigon'daki idam için bir fırsatım olup olmadığını sordum ve hatırladığım kadarıyla infazın olacağı hapishaneye gitti ve sonra hemen geri döndü ve fotoğraf çekme talebimi reddetti. | Open Subtitles | سألته عندما دعوه... ليشهد الاعدام في سايغون ذهب الى السجن حيث الاعدام |
| Saigon'da, Tu Do sokağındaki bir genelevin önünde. | Open Subtitles | " سايغون " أمام بيت دعارة في شارع " تو دو |