| Soğuk seni öldürecek. Tabii bu konuda bir şey yapmazsan. | Open Subtitles | البرودة هي ما ستقتلك أولا ما لم تفعل شيئا حيالها |
| Ama aynı zamanda beş sene içerisinde öldürecek, Hala kullanmaya devam eder misiniz? | Open Subtitles | لكنها ستقتلك خلال 5 أعوام فهل ستواصل تعاطيها؟ |
| Seni öldürecek ve yiyecek bir kız arkadaşa karşı çıkarım tabii. | Open Subtitles | ببسآطة ، أنا اعترض على الفتاة التي ستقتلك وتأكلك |
| Eğer sürpriz doğumgünü partime beni geç götürürsen, Julia seni öldürür. | Open Subtitles | جوليا ستقتلك إذا جعلتنى متأخراً. عن حفلة عيد ميلادِي المفاجئة الخاصة |
| Kucağında, şalının altında İç Savaştan kalma bir tabanca var... seni gözünü kırpmadan öldürür. | Open Subtitles | هناك مسدس قديم في حضنها تحت شالها ستقتلك بمجرد أن تراك |
| Mikrodalga yemeklerinin seni kurşundan daha çabuk öldüreceğini ne zaman öğreneceksin? | Open Subtitles | متى تعلمت شيئا عن هذا الميكروويف سوف يقتلك الطعام أسرع مما ستقتلك طلقه |
| Kıza da benim aldığım minik elbiselerden birini giydirsen ölür müydün? | Open Subtitles | وهل كانت ستقتلك اذا وضعتيها في احدى الملابس الصغيره التي انا اشتريتها |
| İstediğini aldığı zaman, seni öldürecek. | Open Subtitles | ، عندما تحصل على ماتريد ستقتلك الكلمات المعسولة لا تستطيع إنقاذك |
| Seni öldürecek. | Open Subtitles | هذه الأشياء مضرّة بالصحة هذه الأشياء ستقتلك |
| O kadar yüksek bir doz istiyorsun ki üçte bir ihtimalle seni anında öldürecek. | Open Subtitles | أنت تريد جرعة عالية من العلاج وفي حالة من كل ثلاث حالات ستقتلك مباشرة |
| Güven bana. Açlıktan önce bir kurşun öldürecek. | Open Subtitles | ثقْ بي، رصاصة ستقتلك قبلما يقتلك الجوع بوقتٍ طويل. |
| Kuklacıları seni görür görmez öldürecek ya da daha da kötüsünü yapacak bir cadı. | Open Subtitles | حسنا زعيمة هذه الكلاب ساحرة ستقتلك بمجرد النظر اليك او اسوأ دوك لماذا اعطتك الخلود |
| Gerek yok. Bu madde seni yaklaşık 12 saniye içinde öldürecek. | Open Subtitles | لست بحاجة لها هذه الأشياء ستقتلك في غضون 12 ثانية |
| Kucağında, şalının altında İç Savaştan kalma bir tabanca var... seni gözünü kırpmadan öldürür. | Open Subtitles | هناك مسدس قديم في حضنها تحت شالها ستقتلك بمجرد أن تراك |
| 'Çünkü bu şehir, yeteri kadar güçlü olmazsan seni öldürür. | Open Subtitles | بسبب هذه المدينة ستقتلك اذا لم تكن قويا بما فيه الكفاية |
| Üçüncü kere denersen, sanırım %100 seni kesin öldürür. | Open Subtitles | حاول ذلك في المرة الثالثة، أحزر أن نسبة 100 بالمئة ستقتلك |
| Dışarı çıkmalısın. O ışıklar seni öldürür, gerçekten okumuştum bir yerde. | Open Subtitles | عليك الخروج دائماً ، مصابيح الفلورسنت هذه ستقتلك ، لقد قرأت شيئاً عن هذا |
| Çünkü kendine fazla güvenmek, insanı kurşundan daha çabuk öldürür. | Open Subtitles | لأن الثقة العمياء ستقتلك أسرع من أي رصاصة في أي يوم |
| Sarhoş o, seni öldürür. Büyük çatalı da al. | Open Subtitles | انها ثملة ، ستقتلك خذي الشوكة الكبيرة أيضا |
| Sizi bazı kimyasallara maruz bıraksam sizi öldüreceğini bilerek ne fark vardır? | Open Subtitles | إذا عرضتك لبعض المواد الكيمياوية التي هي معروفة مسبّقا ستقتلك |
| Bir film izlesen veya kitap okusan ölür müsün? Film mi? | Open Subtitles | هل ستقتلك مُشاهدة فيلم أو قراءة كتاب ؟ |
| Seni hep öldürecekti ki zaten | Open Subtitles | ياصاح , كانت دائما ستقتلك هي فقط ارادتك لنفسها ثم بعد ذلك كانت مثل |
| Diyor ki yine bana yüksük vermeye kalkarsanız, sizi öldürecekmiş. | Open Subtitles | تقول إذا حاولت ان تعطيني كشتبان ثانية، هي ستقتلك أوه |
| Ve başka sihirler de, hazır olmadan yaparsan seni öldürebilir. | Open Subtitles | وهناك تعويذات أخرى إذا إستخدمتهم قبل الإستعداد ستقتلك... |