| Hatta işe yarayacak bile demiyorum. Ama kesinlikle bir bakire öldürmüyoruz. | Open Subtitles | و لا أقول انها ستنجح حتى لكنها ستمنع من قتل بتولاً |
| Uygun birisiyle karşılaşınca, bu işe yarayacak. | Open Subtitles | إذا إلتقينا بالأشخاص المناسبين ستنجح عمليتنا |
| Hızlı, kolay, çirkin plânın işler kötüye giderse işe yarayacağını biliyorum. | Open Subtitles | الخطة السريعة والبسيطة والقبيحة التي أعرف أنّها ستنجح لو ساءت الأمور. |
| Bir tekme daha salla. Belki bu kez işe yarar. | Open Subtitles | أعطها ركلة أخرى لا أظن أنك ستنجح هذه المرة |
| Bu ilişkinin yürüyeceğini sanarak aptallık etmişim. | Open Subtitles | كنت غبية بإعتقادي ان علاقتنا ستنجح لايمكنني تحمّل هذا |
| Bunu, tam olarak, nasıl başaracaksın? | Open Subtitles | و كيف ستنجح في معرفة هذا بالضبط؟ |
| Senin gibi çok sıkı çalışan biri düşünülürse, operasyon kesinlikle başarılı olacak. | Open Subtitles | أنا متأكد من أن العملية ستنجح بالنسبة لشخص يتدرب بجهد |
| Meşhur olmuşsun. Başaracağını söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أصبحت مشهورا كنت أقول دائما أنك ستنجح |
| Bu işe yarayacak mı? | Open Subtitles | أنظر إلى كل هذا السمك هل ستنجح هذه الخطة؟ |
| Bak, eğer bunu yapabilirsek ve bir şekilde tüm çoğalıcılara aynı anda vurabilirsek, sanıyoruz ki işe yarayacak, ama yardımın gerek. | Open Subtitles | يمكننا فعل ذلك تدميرهم جميعاً فى آن واحد نظن أن الخطة ستنجح ولكن نحن بحاجة لمساعدتك |
| Yine dışarıdan atağı deneyecek. İşe yarayacak mı bilmiyorum. | Open Subtitles | أنه سيحاول أن يقوم بالحركة الخارجية ثانية لا أعلم إذا ما كنت ستنجح |
| Sen de işe yarayacak mı yaramayacak mı söylersin. | Open Subtitles | وأخبرني إن كانت الفكرة ستنجح أو لا، حسنًا؟ |
| Bu kez işe yarayacak. | Open Subtitles | هذه المرة ستنجح يمكنني الشعور بها |
| Hepsini karıştır. İşe yarayacak. | Open Subtitles | ضعيها جميعاً معاً، فهي ستنجح بالفعل |
| İşe yarayacağını düşündüğümüz kanallar işe yaramadı. | TED | وأن بعض القنوات التي أعتقدنا أنها ستنجح لم تنجح. |
| Bu fikrin işe yarayacağını söylemiştim. Polisleri kandırdım. | Open Subtitles | نعم، اخبرتكما بان الفكرة ستنجح لقد خدعت الشرطيين |
| Bu planın işe yarayacağını nereden biliyorsun? | Open Subtitles | و ما الذي يجعلكَ تعتقد إنّ هذه الخطة ستنجح ؟ |
| Çünkü hani olur ya, tam olarak işe yarar mı yaramaz mı emin değildik. | Open Subtitles | لأنه كما تعلم، لم نكن متأكدين انها ستنجح |
| Plan işe yarar demiştim. Gece olmadan onları yakalarız. | Open Subtitles | أخبرتك أن الفكرة ستنجح سننال منهم مع بزوغ الليل |
| İlişkimizin yürüyeceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | لا اعتقد أن العلاقة بيننا ستنجح |
| Bunu, tam olarak, nasıl başaracaksın? | Open Subtitles | و كيف ستنجح في معرفة هذا بالضبط؟ |
| Beyaz Sarayın yanında. Ama boş tahminler yapıyoruz. Grand Slam Operasyonu başarılı olacak. | Open Subtitles | لكننا نتوقع بكسل عملية جراند سلام ستنجح |
| Meşhur olmuşsun. Başaracağını söylemiştim. | Open Subtitles | لقد أصبحت مشهورا كنت أقول دائما أنك ستنجح |
| Annen sınavı geçecek ve umarım sen de önümüzdeki 15 dakika boyunca üzerime kusmayacaksın, değil mi? | Open Subtitles | وأمك ستنجح في الاختبار، وآمل، أن لا تتقيأي علي في ال15 دقيقة القادمة، حسنا؟ |
| Eğer birini gelişmiş masumlukla karıştırırsak ve üçün gücü büyüsünü, işe yarayabilir. | Open Subtitles | إن قمنا بجمع تلك التعويذة مع تعويذة إظهار البراءة و تعويذة القوة الثلاثية، فلابد أنها ستنجح |