| Sanki Tanrı, Olumsuz ya da endişe uyandırıcı ne varsa bilincimden çıkarmıştı | Open Subtitles | كما لو أن الرب محى كل ما هو سلبى أو مقلق منوعيى |
| Herkesin hoşuna gitti. Tek bir Olumsuz görüşü kaldırabileceğimi sanıyorum. | Open Subtitles | الجميع يحبوه, اذا اعتقد اننى استطيع تحمل رأى سلبى واحد |
| Ayrımcılığın tehdidinin bile, aracınızda seyir halindeyken polis tarafından durdurulmanız gibi, sağlığınıza Olumsuz etkileri olabilir. | TED | حتى التهديد بالتفرقة، كقلقك من احتمال أن توقفك الشرطة أثناء قيادتك السيارة، يمكن لهذا أن يكون له تأثير سلبى على صحتك. |
| Ben negatif kontrol arıyorum. | Open Subtitles | إستمع إلى يا جيرى, أنا أبحث عن تحكم سلبى |
| - negatif. Teröristlerle pazarlık yapmayız. Endişelerinizi dinlemeye hazırım. | Open Subtitles | سلبى ، نحن لا نتفاوض مع الارهابيين انا ارغب فقط فى الاستماع الى مخاوفك |
| Ne demek istediğini anlamadım ama Olumsuz olduğu kesin. | Open Subtitles | انا ليس لدى فكرة عما يعنى هذا يا سيدى ولكنه يبدو سلبى جدا بالنسبة لى |
| Redman, -6- cevap veriyor. Olumsuz, Olumsuz. | Open Subtitles | الرجل الأحمر, ستة بالفعل قد عبر سلبى, سلبى |
| Olumsuz! Radyasyon seyir sistemimi mahvetti. | Open Subtitles | سلبى , جُرعة الإشعاع الخاصة بى قد تجاوزت |
| Bizi Olumsuz gösterecek bir portre çizecek sorular sormayın. | Open Subtitles | لا تسأل أي أسئلة من شأنها أن تصورنا بشكل سلبى |
| Olumsuz. Önleyici kapsül bütün savaş sistemlerini devre dışı bıraktı. | Open Subtitles | سلبى , حافظة البود قد أضعفت جميعأنظمةالقتال. |
| Yelp'ten Noel Baba'ya Olumsuz bir eleştiri vermekten korkmuyorum. | Open Subtitles | ان لست خائف ان اعطى تقييم سلبى لسانتا على موقع يب |
| Peki ya monitör devasa bir rozetse ama olumlu düşünmek yerine Olumsuz düşünmene neden oluyorsa. | Open Subtitles | ماذا إن كان المرقاب هو مجرد دبوس عملاق. ولكن بدلاً من ان يجعلك تفكر بشكل إيجابى يجعلك تفكر بشكل سلبى و.. |
| Ayrıca bana göre, ev halkını Olumsuz etkiliyorsunuz. | Open Subtitles | ولكما تأثير سلبى على هذا المنزل فى رأيى |
| Olumsuz, Falcon devriyesi. Ona karşı çok dikkatli davranın. | Open Subtitles | سلبى ، دورية الصقر خذوه مع الحذر الشديد |
| - Olumsuz... | Open Subtitles | أقول أن نتجه الى الأعلى يمينآ الى المنتصف - سلبى - |
| Serum örneği 1-5-4-8 Olumsuz. | Open Subtitles | عينة السائل 1-5-4-8 سلبى, لا يوجد ردة فعل |
| Planlarını berbat etmekten nefret ediyorum,_BAR_ama o test negatif çıkacak. | Open Subtitles | سامحنى على افساد مخططاتك لكن التحليل سيكون سلبى |
| Çünkü negatif çıkarsa,_BAR_şüphe kalmayacak. | Open Subtitles | لأنة عندما ياتى التحليل سلبى لن يكون هناك شك |
| Ama Promisin testin negatif çıktı. | Open Subtitles | ولكن اختبار البرومايسن الخاص بك جاء سلبى |
| Fena değil ama çok pasif. Daha girişken adamlardan hoşlanıyorum. | Open Subtitles | ليس سيئاً ولكنه سلبى وانا افضل الرجل اليجابى |
| Çok olumsuzsun, Ray. Daha evi görmedin bile. | Open Subtitles | سلبى للغاية , راى أنت لم ترى المنزل حتى |