| Telefonu kaldır ve köpek balığı ısırığını kime haber vermek gerektiğini öğren. | Open Subtitles | ارفع سماعة الهاتف, وجد بمن يمكنني الإتصال للإبلاغ عن عضة سمكة قرش |
| Farz edelim ki, köpek balığı su basmış kanalizasyondan yüzüp geldi, çocuğu nasıl yakaladı öyleyse? | Open Subtitles | لذا حتي لو كانت سمكة قرش قد قامت بالسباحة عبر البالوعة.. كيف قامت بامساكه؟ |
| Ölümümün hızlı olmasını isterdim. köpek balığı gibi bir şey olabilirdi. | Open Subtitles | أردت موتاً سريعاً ، اتعرف مثلاً بواسطة سمكة قرش |
| Bu süre içinde 12 bine yakın köpekbalığı katledildi. Achill Adası'ndaki Keem Koyu'nun ucundan saldıkları manila keneviri halatıyla hepsini öldürdüler. | TED | وقتلوا حوالي 12,000 سمكة قرش في هذه الفترة فقط عن طريق اوتار حبال مانيلا حرفياً قبالة شاطئ كيم في جزيرة اّشيل |
| köpekbalığı bir ceset bulup saldırıyor ve sonra onunla birlikte karaya sürükleniyor. | Open Subtitles | أن سمكة قرش بمهاجمة جثة هامدة، ثم يغسل حتى البرية الحق بجانبه. |
| İki buçuk yıl içinde, 1985'e kadar toplam 3 bin köpekbalığı öldürüldü. Gelenlerin büyük çoğunluğu Norveç gemileriydi. | TED | وحوالي اثنان ونصف ,3000 سمكة قرش, قُتلت حتى 85 , العديد منها عن طريق السفن النرويجية |
| Ve düşünüyordum ki bir köpek balığı nasıl da, ağzından bağırsaklarına kadar kanlı yalanlarla dolu olabilir. | Open Subtitles | وأنا كنت أفكر في كيف أن سمكة قرش ولائي إلتهمت أحشاء كذبك اللعين |
| Bir şeyin bacağıma değdiğini hissettim. Bu ısırık şekli ve dişten köpek balığı olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | بالنظر الى آثار العضة وهذا السن, أنا افكر في سمكة قرش |
| Mesela ben, ucunda köpek balığı dişi olan, el yapımı bir kolye takıyorum. | Open Subtitles | كمثال.. أنا أرتدي قلادة مضفرة و بها سن سمكة قرش |
| Büyükannemi çağırmak, havuz partisine büyük bir köpek balığı çağırmak gibi. | Open Subtitles | التحدثالى الجده باتي هو بمثابة دعوه سمكة قرش بيضاء عملاقه الى حفل حمام السباحه |
| O zaman, bir mankenin parçalanmış ayağına neden köpek balığı saldığını tamamen anlıyorum. | Open Subtitles | حسناً، إذاً أنا أفهم تماماً لماذا ترفقين سمكة قرش لساق المانيكان المقطوعة |
| Bu tıpkı evde köpek balığı beslemeye "ihtiyaç" duymam gibi. | Open Subtitles | هو مثل عندما أقول أنا بحاجة لامتلاك حيوان أليف، سمكة قرش. |
| Bir kılıç ya da köpek balığı olabilirdi. Farkına varamadım. | Open Subtitles | يمكن أن تكون سمكه مارلين أو سمكة قرش " " إننى لم أشعر به |
| Geçtiğimiz yaz 105 köpekbalığı etiketledik. | TED | وضعنا علامات على 105 سمكة قرش في العام الماضي |
| Ve umuyorum ki bu, okurların 100 milyon köpekbalığı problemini farketmelerini sağladı. | TED | واتمنى ان تكون هذه الصورة قد ساعدت القراء لينتبهوا الى هذه المشكلة التي تصيب 100 مليون سمكة قرش. |
| Beyaz bir köpekbalığı dişi ve göreceksiniz ki hafifçe oyulmuş. | Open Subtitles | انها ضرس من سمكة قرش ابيض, وكما ترى انها تم قطعها قليلا. |
| Ve sonra bir diğer avukat esprisinden başka bir şey olmazsınız, yani "kirli sudaki bir diğer köpekbalığı". | Open Subtitles | و حينها فأنت لا شيء سوي نكتة اخري علي المحامين سمكة قرش اخري في المياه القذرة |
| Bir köpekbalığı türü olsaydım, kaplan köpekbalığı olurdum. | Open Subtitles | إذا استطعت أن أكون أي سمكة قرش سأكون سمكة قرش نمر |
| Bu anakaradan gelenlere gerçek bir köpekbalığı göstermek istedim. | Open Subtitles | مطلوب لإظهار هذه البر الرئيسى سمكة قرش الحقيقي. |
| Japonca bilmiyorum, beyaz giymiyorum, bütün bir köpekbalığını yemedim. | Open Subtitles | لا أتحدث اليابانية، لا ألبس الأبيض، لم آكل يوماً سمكة قرش كاملة |
| Şimdi git oraya ve tıpkı bir köpek balığının, askeri araçla chum* pantalonu giymiş bir ayı balığı sürüsünü yara yara ilerlemesi gibi yürüt o toplantıyı. | Open Subtitles | الأن أدخلي إلى هناك وأديري هذا الإجتماع مثل سمكة قرش تقود شاحنة مُدرّعة خلال قطيع من الفقمات يرتدون بناطيل ضيقة |
| Bir köpekbalığının göbeğini açtığın zaman her şey ortaya çıkıyor. | Open Subtitles | بعض من كل شيء. عندما تقوم بقص البطن مفتوحة من سمكة قرش وكل شيء فقط يطيح بها. |