| Denizi ilk gören ve bağıran, Amphipoli'ye ulaştığımızda bir şeftali alacak. | Open Subtitles | أول من يرى البحر و يصرخ سيتناول خوخ عندما نصل إلى أمفيبوليس |
| Ben omlet, o da yulaf lapası alacak. | Open Subtitles | سوف آخذ البيض المقلي وهو سيتناول حبوب الأفطار |
| Amphipoli'ye ulaştığımızda şeftali alacak. | Open Subtitles | سيتناول خوخ عندما نصل إلى أمفيبوليس |
| - Küçük bir aperitif almış olabilir. - Bunun şakası yok. | Open Subtitles | ربما كان سيتناول القليل من الخمر لا تضحك على هذا الموضوع |
| -Küçük bir aperitif almış olabilir. -Bunun şakası yok. | Open Subtitles | ربما كان سيتناول القليل من الخمر لا تضحك على هذا الموضوع |
| Güzel. Patron bugün öğle yemeğini geç yiyor. Dörde kadar gelmez. | Open Subtitles | رائع، سيتناول الغداء متأخراً اليوم ولن يعود حتى الرابعة |
| Dersinden sonra Archie ile akşam yemeği yiyecekmiş. | Open Subtitles | سيتناول الغداء مع (آرتشي) بعد الجلسة عوض العودة إلى البيت. |
| Her türden insanlar yiyeceklerimizi alacak. Ve bir dahaki sefere soyman için paramız olacak. | Open Subtitles | سيتناول مختلف أنواع الأشخاص طعامنا، وسنملك مالا في المرة المقبلة لكي تسرقه! |
| Bay Keefe sabah 7'de kahvaltı alacak ve tam 8'de bir toplantıya katılacak. | Open Subtitles | سيتناول سيد (كيف) افطاره في السابعة و الاجتماع في الثامنة بالضبط |
| "Howard erişte alacak." | Open Subtitles | "سيتناول هوارد اللو مين" (طبق صيني: مكرونة وخضار ولحم) |
| O alacak bir tane. | Open Subtitles | سيتناول "كوكتيلاً". |
| - Hemen verelim. - Arkadaşım koyun pirzola alacak. | Open Subtitles | -ها نحن ذا، سيتناول الضأن |
| Belki de önce yanındaki fıstıkla yemeğini yiyecektir. | Open Subtitles | ربما سيتناول العشاء . مع الفتاة أولاً |
| Lordum akşam yemeğini benimle birlikte yiyecek mi? | Open Subtitles | -هل سيتناول سيدى العشاء معي الليلة؟ |