| Bir süre dinlenmelisin. Bu acılarını biraz azaltacak. | Open Subtitles | عليك أن تخلدى للراحه بعض الوقت هذا سيخفف الألم |
| Bakalım bu ağrıyı azaltacak mı? | Open Subtitles | دعني اري إذا كان هذا سيخفف الألم |
| Eminim beraberinde bir baş büyücü götürmek, Lord Rahl'ın öfkesini azaltacaktır. | Open Subtitles | بالتأكيد الظهور مع عرّافٌ من الدرجة الأولى برفقة سيخفف من غضبه |
| Antibiyotikler en azından enfeksiyonu hafifletip ağzındaki tat ve kokuyu azaltacaktır. | Open Subtitles | المضادات الحيوية ستخفف العدوي علي الأقل و سيخفف أيضاً الرائحة و الطعم بفمك |
| Ancak eğer bu May'in kalbini rahatlatacaksa bunun için yapılmalı dedim. | Open Subtitles | لكن ، إذا ما كان سيخفف على قلب ماي. اذاً أظن أن عليها أن تقبل به |
| Para, mali sıkıntıyı azaltır ve ayaklanmayı zapt etme fırsatı verir. | Open Subtitles | سيخفف المال من توترنا ويتيح لنا فرصة لإتخاذ إجراء مناسب ضد هذا التمرد |
| Nedense acımı hafifletir sanmıştım ama hafifletmedi. | Open Subtitles | إعتقدتُ أنّه سيخفف الألم بطريقة ما، لكنه لم يفعل. |
| Çok kötü olmuş ama sanıyorum bir altın madeni sahibi olmak suçluluk duygusunu hafifletecektir. | Open Subtitles | حسناً، هذا شيء سيء للغاية ولكن أتصوّر أنّ إمتلاك منجم ذهب سيخفف الشعور بالذنب |
| Çünkü bütün bunlar suçluluğunu azaltacak. | Open Subtitles | لأن هذا سيخفف من ذنبك |
| Böylesi baskıyı da azaltacak. | Open Subtitles | سيخفف ذلك الضغط عنا |
| - O zaman ona sarılın. Omuriliğinde baskıyı azaltacaktır. | Open Subtitles | عانقها إذن سيخفف هذا من الضغط حول عمودها الفقري |
| Tedavi etmeyecektir, fakat ortaya çıkma sıklığını azaltacaktır. | Open Subtitles | لن يعالجه لكن سيخفف حدة تفشي المرض |
| Yorgunluğunu azaltacaktır. | Open Subtitles | سيخفف من معاناتك |
| Eğer içinizi rahatlatacaksa bence sadece ahmaklığından, kötü niyeti yoktur. | Open Subtitles | إذا كان ذلك سيخفف من مخاوفك , أعتقد بأنها كنت غبية فحسب ولم تكن عازمة على فعل سوء |
| Ama eğer sizi rahatlatacaksa... ne oğlumun ne de herhangi bir... diğer yetkisiz kişinin laboratuarımdaki tehlikeli... organizmalara erişemeyeceğinden emin olabilirsiniz. | Open Subtitles | ولكن ، اذا كان الامر سيخفف عنك فأطمئنى ان ابنى ليست له صلة بالأمر ولا اي شخص آخر او حتى له الحق للوصول الى الكائنات الحية الخطرة في مختبرى |
| Ama eğer sizi rahatlatacaksa... ne oğlumun ne de herhangi bir... diğer yetkisiz kişinin laboratuarımdaki tehlikeli... organizmalara erişemeyeceğinden emin olabilirsiniz. | Open Subtitles | ولكن ، اذا كان الامر سيخفف عنك فأطمئنى ان ابنى ليست له صلة بالأمر ولا اي شخص آخر او حتى له الحق للوصول الى الكائنات الحية الخطرة في مختبرى |
| Duvarlar pembeye boyamak şiddeti azaltır. | Open Subtitles | دهن الحائط بالوردي سيخفف من العنف |
| Belki de ortak bir düşman kuzeninizle aranızdaki gerilimi sonunda azaltır. | Open Subtitles | سيخفف التوترات أخيراً بينك وبين ابنة عمك . |
| Sanırım acımı biraz hafifletir. | Open Subtitles | أظن ان ذلك سيخفف قليلاً من الألم |
| Bu, acısını biraz hafifletir dedim. | Open Subtitles | فكرة أن هذا سيخفف من الصدمة |
| Bu hafifletecektir eş gerilmeler, | Open Subtitles | ذلك سيخفف من الضغط المتمركز في الركبة |
| Onun varlığı omuzlarındaki yükü hafifletecektir. | Open Subtitles | تواجدها هنا سيخفف الحمل عليكِ |