| Raporumda ilerleyiş yavaş yazacak, bu sana biraz zaman kazandırır. | Open Subtitles | تقريري يقول أنها تتقدم ببطىء، لذا سيوفر لك بعض الوقت |
| Haklısın. Bu alım satımda rahat 10 milyon kazandırır bize. | Open Subtitles | أنت محقة، هذا سيوفر لنا عشرة ملايين في هذه المضاربة |
| Şehirler arası konuşmalarınızı, %40 ucuz yapmanızı sağlayacak kişiyim efendim. | Open Subtitles | الرجل الذي سيوفر عليك 40% من مكالماتك المباشرة يا سيدي |
| Bu sizi bir sürü beladan kurtarır, öyle değil mi? | Open Subtitles | سيوفر عليكما الكثير من المتاعب أليس كذلك ؟ |
| Bu, yerel yönetimi birçok sıkıntıdan ve gereksiz zaman harcamaktan kurtarırdı. | Open Subtitles | لأن ذلك سيوفر كثيراً من الوقت لكليكما |
| Bu şirkete ihtiyacımız var Evan. Satışlar kötü durumda ama bu balığa ağ atabilirsek hepimizin kıçını kurtarırsın. | Open Subtitles | وقد المبيعات سيئة، ولكن إذا كان لنا أن تهبط هذه الأسماك، سيوفر لك كلنا حمير. |
| En azından bize bütün bunların arkasında ki kötü cadıyı öldürmek için zaman kazandıracak. | Open Subtitles | على الأقل هذا سيوفر لنا وقتاً حتى نقضي على تلك الساحرة الشريرة التي وراء كل هذا |
| Mm, zamandan tasarruf ederiz. Şimdi, çocuklar, uyum sağlamak zaman alıcaktır. | Open Subtitles | هذا سيوفر الوقت, يا اولأد سيستغرق الأمر بعض الوقت للتأقلم |
| Bu ona gerekli olan en üst düzey korumayı sağlayacaktır. | Open Subtitles | ذلك سيوفر له أقصى حماية ممكن الحصول عليها |
| Bu bizi bir sürü gereksiz konuşmadan kurtarıp bir hayli zaman kazandırır. | Open Subtitles | وذلك سيوفر الوقت والكثير من المبارزات عديمة القيمة |
| Güzel, bu bize biraz zaman kazandırır. | Open Subtitles | حسناً. هذا سيوفر علينا الكثير من الوقت أحسنت |
| Bize bir saat kazandırır. Böylece daha çok zamanımız olur. | Open Subtitles | سيوفر لنا ساعة .. حتى يمكننا أن نقضى المزيد من الوقت هناك فى |
| İçerideyken bize zaman kazandırır. | Open Subtitles | سيوفر لنا بعض الوقت بينما نكون في الداخل |
| En azından oğlumu kaçırmak için bize zaman kazandırır. | Open Subtitles | على الأقل سيوفر لنا بعض الوقت لتهريب فتانا. |
| Bu noktalar, yükseliş oranını daha iyi saptayabilmemiz adına geri dönüp daha yoğun bir küresel konumlama sistemiyle çalışmada bulunmamıza olanak sağlayacak. | Open Subtitles | هذا سيوفر لنا أدلة عن أماكن نتردد عليها ونقوم ببحث باستخدام نظام تحديد المواقع ونحاول قياس معدل الارتفاع. |
| Bu sana ilham ve acil şifa sağlayacak. | Open Subtitles | هذا سيوفر لك الالهام بالاضافة إلى الشفاء السريع |
| Bu, beni protokolü ihlâl ettiğin için seni kovma zahmetinden kurtarır. | Open Subtitles | سيوفر علىّ هذا مُهمة طردك لإنتهاك البروتوكول |
| Biz ona sadakatimizi sunduğumuzda o bizi kurtarır. | Open Subtitles | عندما كنا نقدم له الولاء الرسمي , انه سيوفر لنا, |
| Bu bizi bir sürü problemden kurtarırdı. | Open Subtitles | كان سيوفر علينا الكثير من العناء |
| Bizi dertten kurtarırsın! | Open Subtitles | هذا سيوفر علينا الكثير من العناء |
| Bu katil için yeni iş, yeni eğlence olacak, bize zaman kazandıracak. | Open Subtitles | هذا أمر جديد عليه. هذا سينقذه. سيوفر له وقتاً |
| Bu acil servis yarın yeniden açıldığında, bunun sayesinde zamandan ve paradan tasarruf edip daha fazla hayat kurtaracağız. | Open Subtitles | عندما يعاد فتح غرفة الطوارئ هذه غدا، هذا الشيء سيوفر علينا الوقت، المال والأرواح. |
| Bunu yaptım çünkü inanıyorum ki bizim birlikte gelişimiz şahane bir şey bize hepimiz için ödüller ve keyifler sağlayacaktır. | Open Subtitles | لقد فعلت ذلك لأنني آمنت أننا معاً لهو شيء رائع الذي سيوفر السعادة و المال لجميعنا |
| Bay Bennet buna çok sevinecek en iyi kuş sürülerini size saklayacak. | Open Subtitles | سيسعد سيد (بينيت) كثيراً بالتعاون و سيوفر لك أفضل الأسراب |