| Döndüğümde saçını da yaparız. Uslu ol. | Open Subtitles | عندما أَعُودُ، سَنَعمَلُ شَعركَ، أيضاً.خليكي كويسة. |
| Arka kapıdan gizlice girersin, birşeyler yaparız, eğleniriz işte ne bileyim. | Open Subtitles | تسلّْل في الباب الخلفي، نحن سَنَعمَلُ شيءُ، وقتاً ممتعاً أَو شيءَ. أمّي |
| Sonra da sağ bacağına "tricep"i Cuma, sola da Pazar yaparız. O Julia değil,Sean. | Open Subtitles | وبعد بإِنَّنا سَنَعمَلُ الصحيح يوم الجمعة واليسار يوم الأحد. |
| Çünkü eğer Leo başaramazsa ne yapacağımızı bulmalıyız. | Open Subtitles | لأن إذا الأسدِ لا يَنْجحُ، نحن سَيكونُ عِنْدَنا للفَهْم بإِنَّنا سَنَعمَلُ. |
| Sana ne yapacağımızı söyleyeyim. | Open Subtitles | أنا سَأُخبرُك الذي نحن سَنَعمَلُ! أنت تَذْهبُ لأَخْذ ذراعِي، |
| Şimdi, bu atlayışı yapacaksak, benim fiziksel olarak zirvede olmam lazım. | Open Subtitles | الآن، يجب أن يَكُونُ في الشكلِ الطبيعيِ الأعلى إذا نحن سَنَعمَلُ هذه القفزةِ. |
| Ve bizim de kesinlikle yapacağımız şey bu. | Open Subtitles | وذلك بالضبط بإِنَّنا سَنَعمَلُ. |
| Biz de kendi yöntemimizle yaparız. | Open Subtitles | وبعد بإِنَّنا سَنَعمَلُ أشياءُ طريقنا. |
| - Öyle yaparız, Doktor Jennings. | Open Subtitles | - سَنَعمَلُ ذلك، دّكتور جينينج. |
| yaparız. | Open Subtitles | نحن سَنَعمَلُ ذلك. |
| Tabii, bunu yaparız. | Open Subtitles | المتأكّد نحن سَنَعمَلُ هو. |
| Bunu biz yaparız. | Open Subtitles | نحن سَنَعمَلُ الضرورى . |
| Ne yapacağımızı söyleyeyim. | Open Subtitles | هنا ما نحن سَنَعمَلُ. |
| Ne yapacağımızı söyleyeceğim. | Open Subtitles | أُخبرُ ya ما نحن سَنَعمَلُ. نحن ذاهِبونَ إلى... |
| Eğer bu işi yapacaksak bari doğru yapalım. | Open Subtitles | إذا نحن سَنَعمَلُ هذا، دعنا نَعْملُه بشكل صحيح. |
| İşte yapacağımız şey. | Open Subtitles | هنا ما نحن سَنَعمَلُ. |
| İlk yapacağımız şey... | Open Subtitles | الموافقة، وأول شيء نحن سَنَعمَلُ... |