| Bir suç dosyasına bizzat bakmayalı uzun zaman oldu da. | Open Subtitles | مرّ زمن طويل منذ أن تولّيت الإدّعاء شخصيّا في قضيّة جنائية |
| Göreve uygun olup olmadığını bizzat onaylayacağım. | Open Subtitles | سأقوم شخصيّا بالتحقّق إن كانت مؤهلّة للعودة إلى العمل |
| bizzat söylemediğim birkaç kişi var. | Open Subtitles | مازال هناك بضعة أشخاص لم أخبرهم شخصيّا |
| Belediye başkanına Şahsen gittim ama son kalan parayı suçları bastırmak için kullanacaklarmış. | Open Subtitles | تحدّثت إلى المحافظ شخصيّا لكنهم ينفقون ما تبقى لديهم على ترضية القوّات وكبح الجرائم |
| Şahsen çok iç karartıcı buldum. | Open Subtitles | شخصيّا, أنا وجدت هذا الأمر محزناً |
| Sizi asla yüz yüzeyken iptal etmeyiz. | Open Subtitles | نحن لن نقوم بإلغاء مسلسلكم شخصيّا |
| Neden şovu yüz yüzeyken bitirsin ki? | Open Subtitles | لماذا تريد إلغاء المسلسل شخصيّا ؟ |
| Eğer ben yeminli ifadesini almadan Bay Malina'ya birşey olursa seni bizzat sorumlu tutacağım. | Open Subtitles | اذا حدث أي شيء للسيّد (مالينا) قبل أن أستدعيه للشهادة سأحمّلكَ أنت شخصيّا المسؤوليّة |
| - Sesi kızgın geliyordu. - bizzat sana mı? | Open Subtitles | بدى غاضبًا - مِنك شخصيّا ؟ |
| Hayır, Şahsen değil tabii. | Open Subtitles | لا, لا أعرفه شخصيّا |
| Şahsen nereye takıldığını mı? | Open Subtitles | أتقصد هو شخصيّا ؟ |