| Burada bir şey oluyor. Kesinlikle bir şey oluyor. | Open Subtitles | هناك شىء يحدث هنا بالتأكيد مما لا شك فيه هناك شىء ما يحدث |
| Chloe'ye hücresel seviyede bir şey oluyor olabilir bir çeşit genetik manipülasyon onu yavaş yavaş değiştiriyor. | Open Subtitles | لابد أن هناك شىء يحدث لكلوى على الصعيد الخلوى نوعا من التلاعب الجينى |
| Chloe'ye hücresel seviyede bir şey oluyor olabilir bir çeşit genetik manipülasyon onu yavaş yavaş değiştiriyor. | Open Subtitles | ربما يكون هناك شىء يحدث لكلوى على المستوى الخلوى نوعا من التلاعب الجينى |
| Burda hiçbir şey olmuyor, anne. Haçın düşmesi önemli birşey değil. | Open Subtitles | لا شىء يحدث هنا أمى انا أقصد ان الصليب لم يفعل هذا |
| O kadar gizliyiz ki parmağımızı şaklatsak hiçbir şey olmuyor. | Open Subtitles | لدرجة إذا صدر منا فعل بسيط لا شىء يحدث |
| Ona bir şey olmasına asla izin veremezsin. | Open Subtitles | انت لا تستطيع ان لا تجعل شىء يحدث له و بعد ذلك لن يشاء ان يحدث له شىء |
| Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğimi söylemiştim. Haydi! | Open Subtitles | لقد اخبرتك اني لن اترك اى شىء يحدث لك ، هيا |
| Kesinlikle bir şey oluyor. | Open Subtitles | هناك شىء يحدث هنا بالتأكيد |
| Hiçbir şey olmuyor. | Open Subtitles | لا شىء يحدث |
| Ben burada olacağım ve sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | سوف أكون هنا ولن أترك اى شىء يحدث لكى |
| Taşa bir şey olmasına izin veremeyiz. | Open Subtitles | لا نستطيع أن نتحمل أى شىء يحدث له |
| Sana bir şey olmasına hiçbir zaman izin vermeyeceğim. | Open Subtitles | اني لن اترك اى شىء يحدث لك |