| Hayalarla değil. Senin tarafından Macauley'in eleman şefine gönderilmiş bir maille karşılaştım. | Open Subtitles | لَيسَ بالخصياتِ. صادفتُ بريد إلكتروني صَغير |
| Kibri sıkıntısıyla birleşen bir dostumla karşılaştım. | Open Subtitles | لقد صادفتُ شخصاً , تعجرفه مطابق لمدى أزعاجه |
| 10 dakika sonra bir buzdolabına bağıran bir grup aptalla karşılaştım. | Open Subtitles | وبعد 10 دقائق صادفتُ حفنةٌ من الحمقى يصرخون حول الثلاجة |
| Bil bakalım neye rastladım. | Open Subtitles | إحزرْ ما صادفتُ. |
| Michael'a rastladım. | Open Subtitles | اذن ، فقد صادفتُ مايكل بطريقي |
| Kardeş dedin de dün gece Ramon'la karşılaştım. | Open Subtitles | بالحديث عن الإخوة، صادفتُ (رامون) البارحة |
| Doğru. - Daha önce böyle durumlarla karşılaştım. | Open Subtitles | - صادفتُ حالاتَ مماثلةَ. |
| Dün Zoey'le karşılaştım. | Open Subtitles | حسنٌ .. لقد صادفتُ ( زوي ) يوم أمس |
| Dün akşam Blaine ve Karofsky'yle karşılaştım. | Open Subtitles | لقد صادفتُ (بلين)و(كاروفسكي)البارحة. |
| Peggy ile karşılaştım. | Open Subtitles | (صادفتُ (بيغي |
| (Güney Kore Savunma Cephesi 28 Haziran 1950) Siperde genç bir Kore'li çocuğa rastladım. | Open Subtitles | 384)}الجبهة الدفاعية، كوريا الجنوبية 25يونيو،1950 صادفتُ فتىً كوريًا صغيرًا وحيدًا داخل الخندق. عمره لا يتجاوز 16. |
| Sahile geri dönüyordum ve Faraday ve şu kadına rastladım... | Open Subtitles | كنتُ عائدة للشاطئ و... صادفتُ (فاراداي) وتلك المرأة... (تشارلوت) أظنّها ضربتني |
| Sid'e rastladım. | Open Subtitles | لقد صادفتُ (سيد) للتو. |