| Sesler yankı yapıp başka uyumsuz seslerin çıkmasına yol açıyormuş. | Open Subtitles | جميع الأصوات تُحدثُ صدى تُحدث الأصوات الكثيره تأثيرات غير متوافقه |
| Bilimsel eğitim döneminin ilk günü büyük kültürel yankı sahibidir. | Open Subtitles | اليوم الأول في الفصل الدراسي . يحمل صدى ثقافي كبير |
| "Oran Echo"da çalışıyorum. | Open Subtitles | في الواقع، مازلت مبتدءاً بصحيفة صدى وهران |
| Bir stres testi ya da eko istediğimi hiç hatırlamıyorum. | Open Subtitles | لا أذكر أنني طلبت اختبار توتر أو تخطيط صدى للقلب |
| Kayalardan birinde yankılanıyor olabilir. | Open Subtitles | .تبدو معدنيه ممكن ان يكون صدى احدى الصخور |
| Işık ekosu: Yıldız patlamalarının yansımalarının kozmik tozların üzerine yansıması. | TED | صدى الضوء: انعكاسات انفجارات النجوم على الغبار الكوني. |
| Eğer cinsiyet hatlarını bölersek, kadınların daha çok yiyecek ekonomisi, umut ve iyimserlikte yankı bulduklarını görebiliriz. | TED | إذا فرقنا بين الجنسين، يمكننا أن نرى للإناث صدى بشكل كبير مع اقتصاد الأغذية، ولكن هناك أيضا في الأمل والتفاؤل. |
| Sesi yavaşlatabilir, hızlandırabilir, derinleştirebilir, yankı ekleyebilirim. | TED | أستطيع أن أبطئه أو أُسرّعه أو جعله أعمق أو إضافة صدى. |
| Umarım ki size şimdi anlatacaklarım aramızdaki yer ve kültür farklarını aşar ve sizde yankı bulur. | TED | ولكنني آمل أن ما سأخبركم به سيلقى صدى واسعًا، رغم فرق المسافات واختلاف الثقافات بيننا. |
| Bu keşifler geniş bir kitlede yankı uyandırdı. | TED | لاقى هذا الاستكشاف صدى لدى الكثير من الناس. |
| Bakıcıların bu durumuna karşı sahip olduğum kişisel ilgi ve hevesimin, kendi çalışma alanımda bir yankı bulmasından dolayı gururluyum. | TED | أنا فخور بكون إلتزامي الشخصي والحماس الذي أبديته بشأن هذا الموضوع وجد له صدى في مكان عملي. |
| Echo Park yaşadığın yere hiç yakın bir yer değil. | Open Subtitles | صدى بارك ليس في أي مكان بالقرب من المكان الذي تعيش فيه. |
| Echo'nun internet sitesinde bu davaya adanmış bir sayfa var ve ben de oraya saat başı dava hakkındaki gelişmeleri yazacağım. | Open Subtitles | هنالك صفحة مخصصة على موقع صدى وسأقومُ بتغطية مايجري بالمحكمة |
| Echo üzerinde durmamızı tavsiye etmekle iyi ettin. | Open Subtitles | كان من الجيّد قيامك بوضع فحص تخطيط صدى القلب ضمن الفحوصات |
| Hasarı tespit etmek için transözofageal eko çekelim. | Open Subtitles | دعونا نفعل صدى عبر المريء للتحقق من الضرر. |
| - Eko2'den Eko1'e. - Ben eko 1. Devam et. | Open Subtitles | صدى 2 إلى صدى 1 وهذا هو صدى 1 امضي قدماً |
| Onu telemetriye sokup, stres testi ve eko yapacağım. | Open Subtitles | سأضعه على مقياس و أعطيه اختبار توتر و تخطيط صدى للقلب |
| Şarkı, kristallerin içinde yankılanıyor. | Open Subtitles | حسن ؟ حسناً، صدى الغناء يتردد عبر البلورات |
| Bizi yeniden atlattı. Sadece dip yansıması alıyorum. | Open Subtitles | يعطينى قراءه خطأ مره أخرى إننى أتلقى فقط صدى القاع |
| Fakat eğer bir ejderha ormana düşerse ve kimsenin de duyma imkânı yoksa, güm diye bir ses çıkarır mı? | Open Subtitles | لكن ماذا لو سقط تنين فى الغابة دون أن يعلم أحد فلن يكون هناك صدى |
| Rüzgarın alaycı fısıltısında karanlığın yankılanan seslerini duydu. | Open Subtitles | و فى همسات الرياح الساخره كان يستمع إلى صدى أصوات الظلام |
| Kalabalıktan müthiş bir yankılanma ringe doğru yükseldi. | Open Subtitles | وجاء هذا صدى كبيرا من الجماهير مرة أخرى إلى الحلبة. |
| Bazıları, birlikte hareket ettiğini ve bu beyinlerde bütün grubun bir direnç olduğunu Söylüyor. | TED | فما ان يتحدث احدهم حتى يتناثر صدى حديثه في كل تلك المُستقبلات في ادمغتنا لكي تحلل كل ما سبق في لحظة واحدة |
| Doğrulamak için ultrason yap, sonra da Chase'e söyle böbreği yerine koysun. | Open Subtitles | قوموا بفحص صدى للتأكيد ثم أخبروا تشايس أن يعيد الكلية إلى الرف |
| Bu konuda yapabileceğimiz bir şey yok. Yankıları takip ederek dolaşamayız bu ormanda. | Open Subtitles | ليس بيدنا ما نفعله على أي حال لا يمكننا الركض في الغابة لمطاردة صدى الصوت |
| Dolayısıyla kendi genomunuzdan, benim genomumdan, dört kat kapyalanmışlığını, yarım milyar yıl önce gerçekleşmiş bir şeyin bir yankısını görebilirsiniz. | Open Subtitles | فمن الجينوم الخاص بي و بك يمكننا رؤية التضاعف الرباعي آثاره التي هي صدى لشيء حدث قبل نصف مليار عام |
| Böyle bir çarpışmanın yankısı evrendeki erken Büyük Patlama döneminden kalma bir radyasyon çorbası olan kozmik mikrodalga arka planında görülebilir. | TED | قد يظهر صدى تصادم مماثل في إشعاع الخلفية الميكروي: فيض من الأشعة تقطع الكون والتي تعتبر بقايا من حقبة الانفجار العظيم. |