| Derneğe bir bebek kayıt olamaz. öğrenci olmanız gerekiyor. | Open Subtitles | لا يسري الامر على طفل رضيع الامر يسري فقط على طالبات السكن الجامعي |
| Bu anlamsız ama sekiz öğrenci öldü. | Open Subtitles | لم يكن هذا منطقيا، لكن تم قتل ثمانية طالبات |
| O kadar senedir başka kayıp öğrenci yok mu? | Open Subtitles | الم يكن هناك طالبات اختفين عبر السنوات ؟ |
| Ama tıp öğrencileri olarak, durumu öğrenmek istiyoruz. | Open Subtitles | و لكن و بصفتنا طالبات طب فإننا نريد معرفة هذه الحالة |
| Hazırlık okuyan öğrencileri hedef alan bir cinsi sapığımız var. | Open Subtitles | لدينا مفترس جنسي يستهدف طالبات الجامعة |
| "Margit Köprüsünün yarısında bayan öğrenciler tarafından durduruldum. | Open Subtitles | اللواء: أوقفتني مجموعة طالبات في منتصف جسر مارغيت |
| Bu çok komik, Doyle'un öğrencilerinden biri mi? | Open Subtitles | للحظة , إعتقدت أنك قلت واحدة من طالبات (دويل)؟ |
| Bahar tatilinde bir haftada üç ponpon kız becerdim. Hem de üniversiteli ponpon kızlar. | Open Subtitles | لقد حظيت بثلاثة من مشجعات الفرق الرياضية وجميعهن من طالبات الجامعة |
| Bugün derse gelmeyen başka kız öğrenci oldu mu? | Open Subtitles | هل من طالبات أخريات تغيّبن عن محاضرتكَ اليوم؟ |
| Bugün derse gelmeyen başka kız öğrenci oldu mu? | Open Subtitles | هل من طالبات أخريات تغيّبن عن محاضرتكَ اليوم؟ |
| Bu piç kurusu, bildiğimiz kadarıyla burada üç öğrenci kıza tecavüz etti sayısının daha fazla olması muhtemel. | Open Subtitles | هذا اللعين اغتصب ثلاث طالبات بقدر ما نعرف، ربما أكثر |
| Dur tahmin edeyim. Bir bayan öğrenci şikâyette bulunduktan sonra. | Open Subtitles | إسمحوا لي أن أخمن، بعد أن تم تقديم شكاوي من طالبات |
| Çantasıyla sokakta dolaşan sıradan bir öğrenci değildi. | Open Subtitles | لم تكن إحدى طالبات المدارس التي تتمشى في شارع مصطحبة حقيبتها الكبيرة |
| Üç öğrenci kaçırıldı. Öğrencilerden birinin babası King of Prussia'da saldırgan tarafından bayıltıldıktan sonra baş dönmesiyle uyandı. | Open Subtitles | ثلاثة طالبات تعرضن للإختطاف ووالد أحدى الطالبات |
| Keskin nişancı ıskaladığında, sekiz öğrenci öldürüldü. | Open Subtitles | بعد أن اخطأ القناص، مات ثمانية طالبات |
| Harika fotoğraflar getirdim Chicago'daki hemşirelik öğrencileri katliamının olay yeri çekimleri. | Open Subtitles | بجعبتي صورٌ مُدهشة... لقطات من مسرح الجريمة من مجزرة طالبات التمريض في شيكاغو. |
| Birinci sınıf öğrencileri için olan hapları aldıktan sonra bir öğrenci acile götürüldü. | Open Subtitles | طالبة انتهى بها الأمر إلى غرفة الطوارئ بعد أن آخذ شخصاً ما الحبوب إلى طالبات السنةالأولى... |
| Harvey Nichols'daki bir soyunma odasında okul öğrencileri tarafından bulundu. | Open Subtitles | وتم العثور عليها على يد مجموعة من طالبات المدارس في غرفة تغيير الملابس في (هارفي نيكولز) |
| Çalışkan öğrenciler atletik çocuklar yüzünden ezilecek. | Open Subtitles | طالبات مجتهدات لا حيلة لهن بوجه عجرفة الرياضيين الثمالى |
| Yüksek öğrenim kurumları, öğretmenler ile öğretmenler öğrenciler ile öğrenciler ve daimi favorim öğrenciler ile öğretmenler için her zaman bir yuva olmuştur. | Open Subtitles | مؤسسات التعليم العالي كانت دوما مرتعا للنشاطات الجنسية معلمون مع معلمات طلاب مع طالبات |
| Deana'nın öğrencilerinden biriyle kalıyor. | Open Subtitles | "إنه يقيم مع إحدي طالبات "دينا |
| Crispian'ın öğrencilerinden biri miydin? | Open Subtitles | عجباً! هل كنت إحدى طالبات (كريسبيان)؟ |
| Bir vaka üstünde mi çalışıyorsun, üniversiteli kız peşinde misin? | Open Subtitles | إذن هل تعمل على قضية أم تحب طالبات الجامعة؟ |