| Acil bir şey çıktı. Bir sonraki randevumun daha fazla bekleyemeyeceğini mi söylemeye çalışıyorsun? | Open Subtitles | لقد طرأ أمر ما هل تقصد موعدي الأخر لا يمكن ان ينتظر أكثر؟ |
| Biliyorum üzgünüm. Bir şey çıktı. | Open Subtitles | أعلم ، أنا آسف ، لقد طرأ أمر ما |
| Konuşmamız gerek, Kevin. Bir şey oldu. | Open Subtitles | نحتاج للكلام يا كيفين لقد طرأ أمر ما |
| Bir şey oldu. Konuşmalıyız. | Open Subtitles | اسمع, لقد طرأ أمر ما, ويجب أن نتحدث |
| Dün gece Bir işim çıktı. Geceyi şehirde geçirdim. | Open Subtitles | لقد طرأ أمر ما البارحة واضطررت للمبيت في المدينة |
| Şehir merkezindeyim. Ani Bir işim çıktı. | Open Subtitles | .أنا في وسط المدينَة .طرأ أمر ما |
| Elimden geldiğince erken gelmeye çalışacağım. Son anda bir şeyler çıktı. | Open Subtitles | سآتي إلى المنزل حالما أستطيع، طرأ أمر ما |
| Beni düşündüğünüz için teşekkür ederim ama aslında bir şey çıktı. | Open Subtitles | شكرًا لتفكيركِ بي، لكن... في الواقع، طرأ أمر ما. |
| - Bugün Cumartesi ama. - Evet. Bir şey çıktı işte. | Open Subtitles | ـ إنه يوم السبت ـ أجل، لقد طرأ أمر ما |
| Tamam, yeni bir şey çıktı. | Open Subtitles | حسنا، طرأ أمر ما. |
| Buraya gelmelisin. Bir şey oldu. | Open Subtitles | - يجدر بك أن تأتي إلى هنا، لقد طرأ أمر ما |
| Randevuya gelmemeni gerektirecek Bir şey oldu öyle mi? | Open Subtitles | إذاً طرأ أمر ما |
| Bir şey oldu. Yerlerinizde kalın. | Open Subtitles | طرأ أمر ما إنتظروا في مواقعكم |
| Üzgünüm. Bir işim çıktı. | Open Subtitles | آسف، طرأ أمر ما |
| - Bir işim çıktı. | Open Subtitles | - لقد طرأ أمر ما |
| Bir işim çıktı. | Open Subtitles | لقد طرأ أمر ما |
| Ama hep bir şeyler çıktı. | Open Subtitles | لقد طرأ أمر ما |