| Hayatım boyunca hep birilerini bekledim. Neden farklı olacağını düşündüm bilmiyorum. | Open Subtitles | هل تصدق أنني سأتحمله طوال عمري اعتقدت أن الأمور ستكون مختلفة |
| Aslına bakarsanız tüm Hayatım boyunca bilgisayar programlarıyla ilgilendim. | TED | في الحقيقة، لقد كنت مهتما في برامج الحاسوب طوال عمري. |
| Bütün Hayatım boyunca çok renkli hayaller kurdum ve filmlerdekilerden daha harika. | TED | أنا من ذوات الحلم الصافي الجلي طوال عمري ، وهي أجمل من تلك التي تحدث في الأفلام. |
| Tek bildiğim, Hayatım boyunca doktorlara gittiğim. Elime geçen ne? | Open Subtitles | ما اعرفهاني ذهبت طوال عمري للأطباء ومالذي حصلت عليه؟ |
| Bunu Hayatım boyunca söylediler, inan ya da inanma. | Open Subtitles | في الحقيقة لقد كان الناس يقولون لي هذا طوال عمري |
| Biliyorum sadece,uh... 12 haftalıktı. Ama sanki tüm Hayatım boyunca birlikte olduğum birini kaybetmişim gibi hissediyorum. | Open Subtitles | أعلم بأني كنت في أسبوعي الثاني عشر لكني أشعر وكأني فقدت شخصاً كنت معه طوال عمري |
| Doktor, Hayatım boyunca bir sebze gibi kalacağımı söyledi. | Open Subtitles | وقال الطبيب طبعا أنني سأبقى نباتة طوال عمري |
| Ben tanrısal aile kanına Hayatım boyunca hizmet ettim, ve yalnız değilim. | Open Subtitles | قمتُ بخدمة السلالة المقدّسة طوال عمري ولستُ لوحدي. |
| Peki, benim uzmanlık alanım ve Hayatım boyunca araştırdığım şey Budizm'in gerçek kurucusu Sakyamuni olmuştur. | Open Subtitles | حسنا, اختصاصي وعملي طوال عمري كان دائما دراسة ساكياموني مكتشف البوذية |
| Hayatım boyunca kurallara göre yaşadım. Elime ne geçtiğine bak bir de! | Open Subtitles | اتبعتُ القوانين طوال عمري وانظر إلى أين قادني ذلك |
| Bana güvenmek zorundasın. Hayatım boyunca bunun için eğitildim. | Open Subtitles | عليكَ أن تثق بي، تدرّبتُ طوال عمري من أجل هذا |
| Baba, Hayatım boyunca benim için yaptıkların ve bana öğrettiğin her şey için teşekkür ederim. | Open Subtitles | ابي، شكراً على كل شيئ فعلته لأجلي طوال عمري. كل الحب الذي منحته لي طوال حياتي أنا أحبك كثيراً. |
| Hayatım boyunca hep büyüklere karşı gelmek istedim, ama..atalarımızın kurallarını | Open Subtitles | أردتُ دائمًا أن أذهب ضدّ الشيوخ طوال عمري. لكنّي لستُ شجاع بما يكفي |
| Hayatım boyunca kafamı daha güzel yapmanın yollarını aradım. | Open Subtitles | لقد كنتُ أبحث طوال عمري على النشوة المثالية |
| Çünkü bu tek paket Hayatım boyunca uğraştığım her şeyi mahvedebilir. | Open Subtitles | لأن هذا الطرد الصغير يمكنه أن يدّمر كلّ ما عانيت لأجله طوال عمري |
| Bilirsin... Hayatım boyunca, insanlar bunu söylediler... | Open Subtitles | اتعلمين... طوال عمري كان الناس يقولون بأنه... |
| Hayatım boyunca burayı aradım. | Open Subtitles | إنّها ما كنتُ أبحث عنه طوال عمري |
| - Evet. Hayatım boyunca hiçbir şeyi bu kadar çok istemedim. | Open Subtitles | نعم، لم أرغب بشيء بهذه الشدّة طوال عمري |
| Tüm Hayatım boyunca bunu söylemeni bekledim. | Open Subtitles | لقد أنتظرت طوال عمري لتقول ذلك |
| derdi. Ben bunu tüm Hayatım boyunca düşündüm. | TED | وفكرت أنا في ذلك طوال عمري. |