Affedersiniz yüzbaşı ama oldukça farklı bir aksanınız var. Nerelisiniz? | Open Subtitles | عذرًا أيّها النقيب لكنّ لهجتكَ غريبة جدّا |
Pardon, Beni aile kahvaltısına davet ettiğinde daha çok "aile üyeleri" | Open Subtitles | عذرًا ، لكنني افترضت عندما دعوتني للإفطار العائلي |
Aynı şeyleri bir daha yaşayamam. Üzgünüm. | Open Subtitles | لا أستطيع خوض غمار تلك التجربة مجددًا عذرًا |
Affedersin ama buradan havuza gitmek yarım saat sürer. | Open Subtitles | عذرًا ولكن يستغرف الطريق نصف ساعة من هنا إلى المسبح |
Ama ne kadar sarhoş olurlarsa olsunlar bu yaptıklarına bir bahane değil. | Open Subtitles | ،ولكن مهما وصلوا من مرحلة الثمالة فإن ذلك لا يكون عذرًا لتصرّفاتهم |
Seni rahatsız ediyorsam çok Özür dilerim, ama ama bunu bir süreliğine açık bırakmam gerekiyor biliyor musun? | Open Subtitles | عذرًا لإزعاجك لكنني مضطر إلى تركه شغالاً لبعض الوقت |
- Anlamadım? - Bunu yapamazsın Derek. | Open Subtitles | ـ عذرًا ..ـ (ديريك) لا يُمكنكَ |
Affedersiniz hanımefendi ama ben işe başladığımda siz çoktan giriş yapmıştınız. | Open Subtitles | استميحكِ عذرًا يا سيدتي، ولكنكم كنتم بالفعل هنا عندما بدأت |
Affedersiniz, çok özür diliyorum. | Open Subtitles | عذرًا ، أنا آسف ، لم أفعل هذا الأمر من قبل مع المشاهير |
Affedersiniz, Majesteleri.. ..ziyaretçiniz var.. | Open Subtitles | أستميحكِ عذرًا يا صاحبة السموّ، لكن لديكِ زائرٌ. |
Pardon. Bakar mısınız? | Open Subtitles | كانت معي عندما غادرت متجر الحلوى عذرًا ، لو سمحت عذرًا |
Pardon, neyle başladığını söylemek doğru olurdu? | Open Subtitles | استمحيك عذرًا, ما الذي سيكون من الصحيح أن نقول أنه بدء؟ |
Babana çekmiş olmalısın. Pardon. | Open Subtitles | حتمًا ورثت صفات أبيك أستميحك عذرًا |
Böldüğüm için Üzgünüm. Gitsem iyi olacak. | Open Subtitles | عذرًا على قطع حديثكما، من الأجدر أن أغادر |
Üzgünüm dostum. | Open Subtitles | عذرًا اعتقدت أننا جمعنا شيء في ساحة الجامعة |
Affedersin Will. Web sitende görmen gereken bir yorum var. | Open Subtitles | عذرًا, ويل, هناك تعليق على الموقع أنت بحاجة لمشاهدته. |
Bunu açmam lazım. Affedersin. | Open Subtitles | يجب أن أرد على هذه المكالمة، أستميحكِ عذرًا. |
Ciddi olun ya da olmayın bu iyi bir bahane oluşturuyor. | Open Subtitles | ،سواء كنت جاد أم لا ما قلته يشكّل عذرًا جيدًا |
Sizi beklettiğim için Özür dilerim fakat hasat zamanı ve Kule için vergimizi hazırlamalıyız. | Open Subtitles | عذرًا لتأخري عليكم لكنه وقت الحصاد ويجب أن نجهّز الإتاوة للبرج |
Anlamadım. | Open Subtitles | عذرًا ؟ |
Kusura bakmayin Efendim ama baska bir beyin ölçüleri aliniyor. | Open Subtitles | عذرًا يا سيدي، ولكن هناك رجلُ نبيل يقم بالقياس بالداخل |
Kusura bakmayın Efendim ama başka bir beyin ölçüleri alınıyor. | Open Subtitles | عذرًا يا سيدي، ولكن هناك رجلُ نبيل يقم بالقياس بالداخل |
Afedersin. Benim hatam. | Open Subtitles | عذرًا , انظر , إنها غلطتي. |
Kusura bakma, beni aile kahvaltısı için davet ettiğinde daha fazla... aile bireylerinin olacağını sanmıştım. | Open Subtitles | عذرًا ، لكنني افترضت عندما دعوتني للإفطار العائلي فسيكون هناك المزيد من التشارك الأُسري |
Kusura bakmayın. Anlayamadım. | Open Subtitles | عذرًا سيدي عضو المجلس، لا أفهمك. |
İzninizle, kardeşim geldi. | Open Subtitles | عذرًا ، هذا أخي |
Parlak elbiseler giymesi için ve sihirli değnek taşıması için harika bir mazeret oldu. | TED | و هذا أعطاها عذرًا من أجل ارتداء ثوب لامع وحمل عصا سحرية. |