Şimdi, bir sanatçı, bir kadın, bir Arap veya 2010 yılında yaşayan bir insan olarak, Söylecek sadece tek bir şeyim vardı: Hayır demek istedim. | TED | الآن وكفنانة أنثى عربية أو كإنسانة تعيش في العالم سنة 2010 كان لدي أمر واحد لأقوله: أردت أن أقول لا. |
Bir Arap kadın fotoğrafçı olarak, projelerim için kişisel deneyimlerden daima ilham aldım. | TED | كمصورة فوتوغرافية عربية لطالما وجدت إلهاما كبيرا في التجارب الشخصية |
Ancak, içerden bütünlemiş ve komşuları Avrupa, Asya ve Afrika'ya verimli bir şekilde bağlanmış birleşik bir Arap Birliği olmalı. | TED | ولكن ينبغي أن تكون، باكس عربية مرتبطة، متكاملة داخليا وترتبط إنتاجياً بجيرانها: أوروبا وآسيا وأفريقيا. |
Bir gün, Arapça bir kitabı aramak için İtalya'nın en büyük kütüphanelerinden birine girdim. | TED | لذا وفي يوم من الأيام، دخلت إحدى أكبر المكتبات في إيطاليا باحثة عن كتب عربية. |
Her defasında anneannem Arapça bazı kelimeler mırıldanır daha sonra da kırmızı bir elmaya yok etmek istediği siğil sayısı kadar gül dikeni saplardı. | TED | وفي كل مرة, كانت جدتي تمتمم بكلمات عربية, وتأخذ تفاحة حمراء ثم تقوم بطعنها بعدد من أشواك الزهور يساوي عدد الثآليل التي تريد نزعها. |
Aksanımdan İngiliz olduğumu anlayabilirsiniz muhtemelen ama aslında Arap kökenliyim ve dışarıdan bakılınca hep tam bir Arap olduğumu düşünüyorum. | TED | أنا إنكليزية، كما هو واضح من لكنتي، ولكنّي في الواقع من أصول عربية، ودائماً أقول إنني أنا في ظاهري عربية جداً. |
Bilirsin, Arap ülkelerinde bir tabak daha koyarlar. | Open Subtitles | لو كانوا فى بلاد عربية لقدموا لهم طعاماً |
Halıya atlayıp uçuver buraya başka bir Arap gecesine | Open Subtitles | تعال الي أسفل، توقّف على الجانب اركب البساط وقم بالطيران الي ليلة عربية أخري |
Bu adamlar, bütün gece yüksek sesle Arap müziği dinliyorlar. | Open Subtitles | هؤلاء القوم يستمعون إلي موسيقى عربية صاخبة كل ليلة |
Üç ülkenin üst düzey Arap yetkilileri, biri seninkinden. | Open Subtitles | انهم مسؤولين كبار من 3 دول عربية ، واحدهم من بلادك |
Büyük ihtimalle oğlunda Arap kanı olsun diye annesiyle birlikte olmuştur. | Open Subtitles | ربما ضرب امرأته حتى يحصل على طفل بدماء عربية |
Guy de Lusignan ve Reynald de Chatillon, tapınak şövalyeleriyle Arap kervanına saldırmışlar. | Open Subtitles | يي دلوزييه و رينولد شاتينيو مع فرسان المعبد هاجموا قافلة عربية |
Aslında benden bir Arap kerhanesi tasarlamamı mı istiyorsunuz? | Open Subtitles | حقا اذن انت تريد مني أن أصمم لك خمارة عربية |
Aslında benden bir Arap kerhanesi tasarlamamı mı istiyorsunuz? | Open Subtitles | حقا اذن انت تريد مني أن أصمم لك خمارة عربية |
Ve ben düşündüm ki, bu gece, biz bunu tekrar yaşayabiliriz, bilirsin... büyük Arap sözcükleriyle süslü büyük bir aşk... | Open Subtitles | أعتقد أن الليلة في هذا الوقت يمكننا أن نعيش ذلك الماضي مجدداً حب كبير بكلمات عربية كبيرة |
Beş Arap ülkesinden hocalar ve din adamları katılacaktı. | Open Subtitles | أئمة ورجال دين من خمس دول عربية مختلفة سيحضرون. |
Ama Arap topraklarında işgalci olursak koalisyon dağılır. | Open Subtitles | ولكن عندما نكون قوة محتلة على أرض عربية فإن التحالف سينقسم |
- Merhaba efendim. Kutunun üzerindeki yazı Arapça ama Mağribi diyalektiğiymiş. | Open Subtitles | مرحبا، سيدى الكتابة التىعلى الصندوق بلهجة عربية |
Arapça uyku iksiri, çok güçlü, iyi değil. | Open Subtitles | جرعة عربية للنوم قوية جداً ، و ليست جيدة |
Bizim bayrağı indirip üzerinde Arapça yazı olan bir bayrakla değiştirdiler. | Open Subtitles | لقد انزلوا العلم و استبدلوه بعلم اسود و عليه كتابة عربية تقول |
Jane o gece enstitünün önünde kırmızı bir minibüs gördüğünü söyledi. | Open Subtitles | جين قالت انها شافت عربية حمراء بره المءسسة امبارح |
Komşular, onu ekip arabasından sürükleyerek çıkardığını söyledi. Bunu yapamazsın. | Open Subtitles | الجيران قالوا أنك جررتها داخل عربية دورية، لا يمكنك فعل هذا |
İsrail liderleri bir yandan Arap isyanlarını bastırırken öte yandan da düşmanlarla işbirliği yapan veya hainlik eden Arapları ele geçirmek zorunda kalacaktır. | Open Subtitles | الادارة سوف تضطر إلى قمع انتفاضة عربية من جهة والحصول على الذين باعوا وطنهم أو خونة العرب، من جهة أخرى |