| Bu arada, sanırım bebeğinin vaftiz babası kendini kötü bir kolonya ile vaftiz etmiş. | Open Subtitles | أعتقد أن عرّاب إبنك عمّد نفسه في قولونيا سيئة |
| Aslında, çocuğun... vaftiz babası olmanı istiyorum. | Open Subtitles | وإن كانت تهمك الحقيقة أرغب في أن تكون عرّاب أولادي |
| Öyleyse vaftiz babasıyla veya... ...bir aile dostuyla dans edebilir. | Open Subtitles | لترقصي إذا مع عرّاب أو .. أو صديق مقرب من عائلتك |
| Buradaki herkesin manevi babası sayılır. ...bu yüzden burada olduğu için epey şanslıyız. | Open Subtitles | إنه بمثابة عرّاب هذه المنطقة، لذا نحن محظوظين بقدومه |
| Kızımın manevi babasısın. | Open Subtitles | أنت عرّاب إبنتي |
| Yönetim kurulunun iki üyesinin çocugunun vaftiz babasiydi Tanri hatrina. | Open Subtitles | إنه عرّاب ولديّ عضوين في المجلس بحقّك |
| "Kim vaftiz Ebeveyn Olmak İster?" oynayacağız. | Open Subtitles | سنلعب لعبة , من يريد أن يكون عرّاب ؟ |
| Onlardan birini Marvin'in vaftiz ebeveyni yapacaktık ama hayatlarında neler oluyor bilmiyorum bile. | Open Subtitles | "اتعلم لقد كنا على وشك جعل احدهم عرّاب "مارفن بينما لا يمكنني اخبارك ماذا يحدث في حياة أي منهم ؟ |
| O beni kardeşi gibi gördü. Oğullarının da vaftiz babasıyım. | Open Subtitles | كان أخاً لي أنا عرّاب ابنه |
| O çocuklarımdan birinin vaftiz babası. | Open Subtitles | إنهُ عرّاب أحد أبنائي. |
| Francis'in vaftiz babası. | Open Subtitles | عرّاب فرانسيس ؟ |
| Genny'nin vaftiz babasıyım. Sizi göndermiş olamaz. | Open Subtitles | أنا عرّاب (غيني)، لا أصدق أنه أرسلكم. |
| - Carly benim vaftiz kızımdır. | Open Subtitles | أنا عرّاب (كارلي) |
| - Maria'nın vaftiz babası olmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريدك أن تكون عرّاب (ماريا) |
| Lucinda'nın vaftiz babası. | Open Subtitles | ...(إنه عرّاب (لوسيندا |
| Dinle, Pablo çocuklarının manevi babası. | Open Subtitles | إسمعيني, (بابلو) هو عرّاب أطفالكِ |