| Roz ile olan ilişkin. | Open Subtitles | لَرُبَّمَا هذا حول علاقتكَ مَع روز. |
| Onunla ilişkin alanımızın dışında kalıyor. | Open Subtitles | علاقتكَ بها تبقى بعيداً عن حيزنا |
| Seni neden ilgilendiriyor ki? | Open Subtitles | ما علاقتكَ بكلّ هذا؟ - ! كلّ شيء - |
| Eğer bu ilişkini silip atacaksan bari adam gibi bir sebebi olsun. | Open Subtitles | إن كنتَ ستنهي علاقتكَ. فافعله لسبب وجيهٍ. |
| Bu ilişki gördüğün en hastalıklı acayip ilişkilerden birisi. | Open Subtitles | علاقتكَ إحدى الأمرضِ freakin ' الأشياء التي أنا أَبَداً رَأيتُ. |
| İlişkiniz gerçekten çiçek açmaya başlayabilirdi. | Open Subtitles | علاقتكَ يُمْكِنُ أَنْ يَبْدأُ التَفَتُّح حقاً. |
| Eğer ilişkinizi doğru bir şekilde büyütmek istiyorsanız, o zaman daha iyi iletişim kuracaksınız. | Open Subtitles | إذا تُريدُ حقاً علاقتكَ لنَمُو، ثمّ أنت سَتَحتاجُ لإبْلاغ المراهنِ. |
| Lincoln bize babanla olan ilişkinden bahset. | Open Subtitles | {\pos(192,200)}،(إذاً يا (لينكولين اخبرنا عن علاقتكَ بوالدكَ. |
| # Suçlanması gereken annen ile ilişkin # Memelerinden hiç süt emmedin | Open Subtitles | علاقتكَ بـ"الأم" كانت لوماً * * فأنتَ لم ترضع من أثدائها |
| Mel ile olan ilişkin derinleşiyor. | Open Subtitles | علاقتكَ مَع ميل يَنْمو أعمق. |
| Bu yüzden annenle olan ilişkin... | Open Subtitles | لِهذا علاقتكَ مَع أمك |
| Onunla iyi bir ilişkin var ama. | Open Subtitles | لكن علاقتكَ بها جيدة، رغم ذلك |
| Ama bir sorun var, Kaja'yla olan ilişkin konusunda bize yalan söylediğini biliyoruz. | Open Subtitles | المشكلة أنّنا أيقنّا الآن أنّكَ كنتَ تكذب علينا في شأن علاقتكَ بـ(كاجا) |
| Seni öldürmek üzere yolda adamlar olduğundan beri çok ilgilendiriyor. | Open Subtitles | ما علاقتكَ بكلّ هذا؟ - ! كلّ شيء - |
| - Bu neden seni ilgilendiriyor? | Open Subtitles | -ما علاقتكَ بهذا؟ |
| Bu sizi neden ilgilendiriyor ? | Open Subtitles | ) ما علاقتكَ بهذا؟ |
| Gloria'nın kültürlü kişiliğinin altında, annenle ilişkini yeniden yaşatacak bu derinden yaralı, öfkeli varlığı nasıl fark ettin? | Open Subtitles | هكذا إعترفتَ في غلوريا، تحت طبقاتِها مِنْ التطوّرِ... ... هذاالغاضبِالمجروحِجداً أنْيَكُونَ الذي يَتْركُك تُضاعفُ... ... علاقتكَ مَع أمِّكَ؟ |
| Onunla ilişkini sürdürerek. | Open Subtitles | بإبقاءِ علاقتكَ معها. |
| Bayan Sinclair`la aranızdaki ilişki ne? | Open Subtitles | ما علاقتكَ بالآنسةِ سينكلير؟ |
| İlişkiniz gerçekten çiçek açmaya başlamış gibiydi. | Open Subtitles | علاقتكَ يَبْدأُ التَفَتُّح حقاً. |
| Kişisel ilişkinizi etkilediyse özür dilerim. | Open Subtitles | أٌقدم إعتذاري إذا أثر هذا في علاقتكَ الشخصية |
| Bana Wolfgang Cutler'la olan ilişkinden bahset. | Open Subtitles | أخبِرني عن علاقتكَ (بولفغانغ كاتلَر) |