| Çevredeki blokları aradım, ayrıca onun telefonu sesli mesaja yönlendiriyor, bu yüzden takip edemiyoruz. | Open Subtitles | لقد بحثت البناية من الأعلى إلى الأسفل, حسنًا لكن هاتفها الخلوي على البريد الصوتي, لذا لا يمكننا تعقبه. |
| İkinci çalışta sesli mesaja düştü. | Open Subtitles | لقد أصبحت على البريد الصوتي في الإتصال الثاني |
| - Yine sesli mesaja yönlendirdi. - Devon da açmıyor. | Open Subtitles | وضعته على البريد الصوتي إن "دبفون" لايرد أيضاً |
| 3 katı ücret verdi ve her şeyi Mail aracılığıyla yolladı. | Open Subtitles | ضاعف أتعابي ثلاث مرات و أرسل كل شيءٍ على البريد الالكتروني |
| Ayriyeten, o şakacı Telesekreter mesajı bana telefonu açtığını düşündürdü. | Open Subtitles | أيضاً تلك المزحة على البريد الصوتي تجعلني أعتقد أنك فعلاً رفعت الخط |
| Eve gelmedi, işe de gitmemiş. Telefonu da doğrudan telesekretere düşüyor. | Open Subtitles | لم يذهب للبيت ولا العمل، وهاتفه يحوّل المكالمات على البريد الصوتيّ. |
| Hayır. Telefon hâlâ sesli mesaja yönlendiriyor. | Open Subtitles | لا، هاتفه يحولني على البريد الصوتي |
| Hayır. Telefon hâlâ sesli mesaja yönlendiriyor. | Open Subtitles | لا، هاتفه يحولني على البريد الصوتي |
| Şüphlinin telefonu sesli mesaja yönleniyor. | Open Subtitles | هاتف المشتبه يحولنا دائماً على البريد الصوتى كارل) رجل طيب) |
| Novick'in adamları ulaşamadıklarını söylüyorlar ve Jack'in telefonu doğruca sesli mesaja gidiyor. | Open Subtitles | رجال (نوفاك) يقولون أنه لا يمكن الاتصال به وهاتف (جاك) الخليوي يفتح على البريد الصوتي مباشرةً |
| Sesli mesaja gitmiş. | Open Subtitles | وتركتها على البريد الصوتى |
| - Hepsini aradım. Sesli mesaja yönlendiriyor. | Open Subtitles | -جميع الأرقام محوّلة على البريد الصوتي |
| Rachel seni burada bulabileceğimi söyledi, telefonun da sesli mesaja yönlendiriyordu. | Open Subtitles | ) ريتشل) أخبرتني بأنّه يمكنني) إيجادك هنا وهاتفك حوّلني على البريد الصوتي |
| Sana Mail atarım ve bişeyler ayarlarız | Open Subtitles | إذن سأراسلك على البريد الإلكتروني ونرتب لما سنفعله |
| Ama olayı dramatikleştirmeyelim. Bir Mail yazarsın olur biter. | Open Subtitles | لكنك قد كتبتي رسالة على البريد الإلكتروني |
| Bir şey yapmak istersen Mail at bana. | Open Subtitles | ارسل لي على البريد الالكتروني اذا كنت تريد فعل شيء |
| Telesekreter çıkıyor. Teşekkürler. | Open Subtitles | إنه على البريد الصوتي شكراَ ثانيةَ |
| Li'nin dairesindeki Telesekreter kayıtlarını aldım. Bir sandalye çek. | Open Subtitles | (لقد حصلت على البريد الصوتي من شقة (لي تفضل بالجلوس |
| - Telesekreter çıktı. - Şaşırmadım. | Open Subtitles | لقد حولني على البريد الصوتي |
| Telefonu son bir kaç gündür telesekretere düşüyor. | Open Subtitles | التلفون على البريد الصوتي الأيام القليلة الماضية |
| telesekretere düşüyor. | Open Subtitles | مباشرة على البريد الصوتي |
| telesekretere düşüyor. | Open Subtitles | مازال على البريد الصوتي |