| Herneyse, o ve Ross birbirlerine bağırmaya başladılar. | Open Subtitles | على العموم هى و روس بدأوا الصراخ فى بعضهم البعض |
| - Ahh! Herneyse, 2B'deki Carla, cenaze için para topluyor, yani, eğer istersen... | Open Subtitles | على العموم ، كارلا الساكنة في ب ٢ تقوم بجمع المال من أجل جنازته |
| Herneyse, Mesele şu ki, bu tacı halkı demir yumrukla yönetmeyi öğrenene kadar takmayacaksın. | Open Subtitles | على العموم ليست هذه هى القضية فأنت لن ترتدي هذا التاج حتى تتعلمي أن تحكُمى بقبضة من حديد |
| her neyse, arabası ofisinin önünde ama ondan bir iz yok. | Open Subtitles | على العموم .. سيارتها امام مكتبها .. ولكن لا أثر لها |
| Ben "hayır, bu iş yürümez" derim. Ama o Yine de yapar. | Open Subtitles | كنت أقول , لا , لن تعمل . لكنه فعلها على العموم |
| Bu arada takıntının benim için ne kadar rahatsız edici olduğundan bahsetmiş miydim? | Open Subtitles | على العموم ، هل اشرت من قبل عن شغفك؟ بشاني ؟ |
| Herşeye rağmen gömleğini beğendim. Bu genel erkek tarzı mı? | Open Subtitles | على العموم ، أحب القميص هل يأتي بالستايل الرجالي ؟ |
| Herneyse, sana o belgeselin kasedini bulmaya çalışırım. | Open Subtitles | على العموم , سأحاول ان اعطيك شريط من ذلك البرنامج الوثائقي |
| Herneyse, Peder Donlan gittikçe yaşlanıyor, uğraşamıyor ve harekete geçiyor. | Open Subtitles | على العموم, الأب دونالد أصبح كبير في السن ولايمكنه التعامل, لذا يفعل الأشياء؟ |
| Peki, Herneyse, bu güzel akşam için teşekkürler. | Open Subtitles | على العموم شكرا من اجل الوقت الجميل |
| Herneyse, biz bir şey için geç kalıyoruz. | Open Subtitles | على العموم, نحن متأخرون على شيء |
| Şey, Herneyse. | Open Subtitles | حسنا. على العموم لقد كنت أتحدث عن |
| Herneyse, bu... | Open Subtitles | على العموم, هذه المرحلة |
| Herneyse, pantolonun iyi gözüküyor. | Open Subtitles | على العموم, السروال جيد جداً |
| Herneyse, sadece 2 aile tavsiyesiydi. | Open Subtitles | على العموم, هذا رأيي الشخصي |
| Herneyse, um, bilirsiniz, gerçekten mutluyum bilrisn, Ben... | Open Subtitles | على العموم, تعلم أنا حقا سعيد (لك ول(آيفي تعلم, أنا |
| her neyse, eğer merak ediyorsanız ben oğlum gibi bir savaş kahramanı değildim. | Open Subtitles | على العموم, لم أكن بطل حرب كولدي, إن كان هذا ما يجول بخاطرك |
| her neyse, bir süredir buralarda değildi, ve sadece son zamanlarda... | Open Subtitles | على العموم, لم يعد موجودا في الجوار منذ فترة وفقط مؤخرا |
| Yine de, 1 milyon $'dan fazla kaybettik. Biliyorum. | Open Subtitles | على العموم لقد خسرنا مليون دولار من الغطاء الذهبي |
| Bu arada, sanıyorum ki bu akşam onların yeni görnümü karşısında biraz etkileneceksiniz. | Open Subtitles | على العموم, أظن أنك ستكونين مبهورة للغاية بمظهرهم الجديد الليلة. |
| Biliyorsun, kızın gerçekten zeki onu dikkatli bir şekilde izlemeye devam edeceğiz, ...genel olarak bunlarla başa çıkıyor, okulla arası da iyi. | Open Subtitles | إنها حقاً ذكيه.. و سنبقي أعيننا حريصه عليها إنها تجتاز الأمر بشكل جيد ,لكن على العموم إنها حقاً سعيده في المدرسه |