| Dur bir dakika yani o senin Sırtında yazarken numaralarımı hissettin? | Open Subtitles | انتظر ؟ تقصد عندما كتب على ظهرك انت شعرت به ؟ |
| Ayaklarımı ıslatmak istemediğim için beni Sırtında taşıyacaksın. | Open Subtitles | حسنا , لكوني أهتم ببلل أقدامي ستحملني على ظهرك |
| Kımıldamamanı söylüyor. Sırtındaki sülükleri temizleyecek. | Open Subtitles | أنها تقول لك أن تبقى ثابتاً فهى تريد أزالة العلق من على ظهرك |
| Sırtındaki yaraları mümkün olduğunca havalandır. | Open Subtitles | حاولي أن تُعرِّضي تلك الإصابات الّتي على ظهرك للهواء قدر الإمكان. |
| Hey, o uydurma Sırtına giysi ve masana yemek koyuyor. | Open Subtitles | مهلا، هذا هراء يضع الملابس على ظهرك والطعام على المائدة. |
| Hatırladığım kadarıyla, sırt üstü yattığında horluyordun. | Open Subtitles | على ما أذكر فإنك تغط حين تستلقى على ظهرك |
| Seni son kez bu kadar keyifli gördüğümde, sırtüstü yatıyordun. | Open Subtitles | في آخر مرة رأيتكِ في الحمام، كنتِ مُستلقية على ظهرك. |
| Sırtından çıkan tuhaf kılları laboratuvara götürdüm. | Open Subtitles | الشعيرات الغريبة التي نمت على ظهرك لقد أخذتهم إلى المعمل |
| Sırtında bir şey yok. | Open Subtitles | إنها ليست على ظهرك الآن لايوجد شيء على ظهرك |
| ÇantayIa pedaIIarı çevirirken, Sırtında fiI taşıyor gibi oIacaksın. | Open Subtitles | قيادة الدراجة مع الحقيبة أشبه بحمل فيل على ظهرك |
| Sırtında nitroyla o tepeye tırmanıp sarsılmamasını mı ümit edeceksin? | Open Subtitles | تريدالتسلق... وأنت تحمل النيترو على ظهرك ... آملاً ألا ينفجر؟ |
| Günde 40 nokta yapaınca Darien içlerindeki Yeşil Cehennem'e varmak 20 gün sürüyordu Sırtında 35 kiloluk bir çantayla hem de. | Open Subtitles | جحيم اخضر لمده عشرين يوما وحموله 80 كيلو على ظهرك |
| Sırtında sahte yüzlüklerden ibaret 3,2 milyon dolar taşımışsın. | Open Subtitles | أنت ركضت ومعك 3.2 مليون دولار على هيئة 100 من الأوراق المزيفة المربوطة على ظهرك |
| Biliyor musun asıl ilginç olan şey Sırtındaki gül dövmesi gözükmüyor. | Open Subtitles | هل تعلمون حقيقة ماهو الشيء المثير للاهتمام في هذا الموضوع رغم ذلك لايمكنهم رؤية ذلك الوشم على شكل وردة المرسوم على ظهرك |
| Wraith'lerle savaşından kalma Sırtındaki izler, hani şu izleme cihazından? | Open Subtitles | هذه الندوب على ظهرك من صراعاتك مع الريث أتعلم ، مع جهاز التتبع ؟ |
| Sırtındaki tekmele beni yazısıyla olmaz tabi. | Open Subtitles | ليس وعبارة إركلني ما زالت معلقة على ظهرك |
| Endişelenme, Sırtındaki o şey sadece bir kuru üzümdü. | Open Subtitles | ولا تقلقي ذلك الشئ على ظهرك ليس الا زبيب |
| Gün gelir de seni yakalarsam buz kıracağıyla ismimi Sırtına kazıyacağım. | Open Subtitles | اسمع أيها الوغد الصغير، في يوم ما، سأمسك بك، وسأنحت إسمي على ظهرك بحفّارة الثلج |
| Birisi Sırtına şaplak atsa, çırılçıplak kalırsın! | Open Subtitles | ، لو أن شخصا صفعك على ظهرك و أنت مرتديا بدلة عيد ميلادك |
| Birkaç gün sırt üstü yatamayacaksın ama bu senin yalan söylemene engel olmaz, değil mi? | Open Subtitles | لن تستطيع الجلوس على ظهرك لعدة أيام لكن بعد ذلك , يمكنك الجلوس فى أوضاع مختلفة أليس كذلك ؟ |
| sırtüstü yatıp gözünüzü gökyüzüne dikerek dünyayı değiştirecek değilsiniz heralde, değil mi? | TED | لن تغير العالم بالاستلقاء على ظهرك والنظر إلى السماء، أليس كذلك؟ |
| Yüzünü dönmen için ateş ettim... çünkü kaçmaya çalışmadığın sürece... seni Sırtından vurmak istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أطلق النار على ظهرك. مالم إنّك تحاول الهرب. |
| - Arkana yaslan ve rahatla. - Sen arkana yaslan ve rahatla! | Open Subtitles | فقط استلقي على ظهركِ واسترخي - أنتَ استلقي على ظهرك واسترخي - |