| Bir kolu yukarıda sallanıyordu bükülmüş eli, arkadaşının umursamayan omzunda kuvvetli bir tepki gösteriyordu." | Open Subtitles | ولوحت ذراع واحدة بالتحية واليد المنحية سقطت بثقل الاحتجاج على كتف صديق غير منتبه |
| Niye gidip en iyi arkadaşının omzunda ağlamıyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تذهب للبكاء على كتف صديقك الجديدة؟ |
| Kızınızın omzundaki el sanırım babasına ait? | Open Subtitles | واليد التي على كتف ابنتك إنها يد أبيهم على ما أعتقد |
| Abby'nin omzundaki yara dokusunun içindeki işte bu. | Open Subtitles | هذا ما كان موجود في نسيج الندبة على كتف آبي |
| Yavaş ol biraz. Affedin beni. Bazen dengemi sağlayabilmek için birinin omzuna yaslanmam gerekiyor. | Open Subtitles | أعذرينى ، أحياناً أود الإتكاء على كتف شخص ما ، لكى أحافظ على توازنى |
| Ayakta durup, güzel görünüp, kılıçla omuzlarına dokunmayı mı? | Open Subtitles | أن تقف باستقامة وأن تبدو جميلة وتضع سيفاً على كتف بعض الناس؟ |
| Bütün kadınlar bir erkeğin omuzu üzerinde uyumak ister. | Open Subtitles | كل النساء يردن النوم على كتف رجل |
| Bakın size ne diyicem, eğer tek omzunuz varsa ve polis tarafından köşeye çekildiysek, kesin hapse gireriz. | Open Subtitles | أنا اقول لكم ما، إذا كنت حصلت على كتف واحد ونحن الانجرار أكثر من قبل رجال الشرطة، نحن نذهب إلى السجن. |
| Bu sabah Holly'nin omuzundaki şey sütyen miydi? | Open Subtitles | هل كانت هذه حمالة على كتف هولى فى الصباح؟ |
| Sonra dedin ki terkettiğim kadının omzunda ağlayarak beni terkeden kadın kadın hakkında dertleşebilirim. | Open Subtitles | بأنك قد بكيت للتو على كتف المرأة التي تركتها بشأن المرأة التي تركتك؟ |
| Birinin omzunda böyle bir saldırı başlatmak için kaç yıldız olmalı? | Open Subtitles | ما عدد الرتب التي توضع على كتف الشخص كي يأمر بهجوم كهذا؟ |
| Siyah çantadaki madde yardımcımın omzunda. | Open Subtitles | كانت المادة في هذه الحقيبة السوداء التي على كتف مساعدي |
| Anlaşılan Vanessa'nın omzundaki çip az önce dijital hale geldi. | Open Subtitles | "يبدو أن الشريحة التي على كتف "فينيسا "تحتاج إلى "ديجتال رقمي |
| - Evet. Süper Ray'in omzundaki çirkin cüce kim? | Open Subtitles | والآن من هو القزم على كتف "راي الخارق" ؟ |
| Doğru mu? İkinci kurbanın omzundaki dövme, Judith Suzanne Evans'la eşleşti... | Open Subtitles | الوشم على كتف الضحيّة الثانية يطابق (جوديث سوزان إيفانس) |
| Sol kolunuzu solunuzdaki üyenin omzuna yerleştirmenizi rica edeceğim. | Open Subtitles | و وضع يدكم اليسرى على كتف الرجل الذي على يساركم |
| Birden Willy kalbini tuttu, kafası Bebe'nin omzuna düştü. | Open Subtitles | تسند ويلي الكبير بيدها .. عندما فجأه وضع يده على قلبه و رخى رأسه على كتف بيبي |
| Kocaman. Art Garfunkel'in omuzlarına oturmuş sanki. | Open Subtitles | إنه متوحش، كأنك جالس على كتف المغني (أرت جارفكيلز) |
| Birbirlerinin omuzlarına çıkmadılarsa tabii. | Open Subtitles | -إلاّ لو كان أحدهم يقف على كتف الآخر . |
| Bütün kadınlar bir erkeğin omuzu üzerinde uyumak ister. | Open Subtitles | كل النساء يردن النوم على كتف رجل |
| Eğer ki tek omzunuz varsa, | Open Subtitles | إذا كنت فقط حصلت على كتف واحد، |
| Charlotte'un omuzundaki yeni dövmeyi hatırlıyor musun? | Open Subtitles | هل تتذكر الوشم الجديد "على كتف "تشارلوت |