| Birincisi, rahibelerin de güzel göğüsleri olabilirmiş, ikincisi, omzunda bir kokarca dövmesi vardı. | Open Subtitles | و عرفت شيئاً يمكن أن يكون صدر الراهبات جميل و لديها وشم على كتفها وشم لظربان |
| Çünkü şimdi omzunda dövme olan kıza doğru hamle yapıyor. | Open Subtitles | يمكنه أن يذهب للفتاة ذات الوشم على كتفها |
| omzunda yeni yapılmış bir ejderha dövmesi ensesinde bir Om sembolü var, kolunun ön kısmında sarmaşıklar ve çeşit çeşit çiçekler var. | Open Subtitles | لديها وشم حديث لأسد مجنح على كتفها وكلمه هندية على رقبتها ونبات على ساعدها من الزهور |
| Kızın omzundaki o izler... Ne onlar? | Open Subtitles | تلكَ العلامات على كتفها إلامَ تشير ؟ |
| Kızın omzundaki o izler... Ne onlar? | Open Subtitles | تلكَ العلامات على كتفها إلامَ تشير ؟ |
| Beni kontrol etmeye çalışan, omzunun üstündeki bir melekti. | Open Subtitles | كان ملاكاً يقف على كتفها ، يُحاول السيطرة علىّ |
| Burada sırtında sahibesinin damgası olan birisi var. | Open Subtitles | هناك فتاة هنا ذات وشم عبودية مالكها على كتفها |
| Bir de omzunda ağlıyordun. | Open Subtitles | و كنت تبكي على كتفها و تقول: |
| omzunda bir parça plastik buldum. | Open Subtitles | وجدت مواد بلاستيكية على كتفها |
| omzunda kırmızı bir sırt çantası vardı. | Open Subtitles | كان تحمل حقيبة حمراء على كتفها . . |
| omzunda dövmesi var. | Open Subtitles | ولديها وشم على كتفها |
| omzunda bir maki vardı. | Open Subtitles | كانت تحمل تراسير على كتفها |
| Sonra omzunda sağlam bir el hissetti. | Open Subtitles | "ثم، شعرت بيدٍ قوية على كتفها" |
| Deaton onun omzunda doku nakli var demişti. | Open Subtitles | قال (ديتون) أنّ هناك جلد مزروع على كتفها. |
| Lee sigarayı kadının elinden alıp onun omzunda söndürmüştü. | Open Subtitles | أخذ (لي) السيجارة منها ثم وضعها على كتفها |
| Sol omzunda mı başladı? Evet. | Open Subtitles | -هل بدأت على كتفها الأيسر ؟ |
| Esmer tenli omzunun arkasında Batiatus'un karısının damgasını taşıyor. | Open Subtitles | ذات بشرة داكنة مع علامة بيت (باتياتوس) على كتفها من الخلف |
| Dışarı çıkarken gördüm onu sırtında çantası vardı. | Open Subtitles | رأيتها عندما خرجت ، وكانت على كتفها |