| Kolay olmamıştı. Bu iş bitene kadar bir çok vampir onun Ellerinde ölmüştü. | Open Subtitles | لم يكن الأمر سهلاً,لكن العديد من مصاصى الدماء ماتوا على يديه |
| Yere düşmüş. Ellerinde birinci derece yanıklar oluşmuş. | Open Subtitles | و انتهى الأمر به بحروق من الدرجة الأولى على يديه |
| O paraya dokunan kişinin Ellerinde de fosforlu boya var. | Open Subtitles | و أيا كان من لمس المال في الغالب على يديه طلاء متألق في الظلام |
| Bunun elinde UAV'ye ait makine yağı vardı. | Open Subtitles | هذا كان يوجد على يديه زيت تشحيم من طائرة الاستكشاف. |
| Geriye doğru say, Adam. | Open Subtitles | الاعتماد على يديه وقدميه، آدم. |
| Bacakları olmadığı için, bazı günler Elleri üzerinde yürüdüğünün şakasını yaptı. | TED | يمزح بقوله أنه بما أنه لا يملك ساقين، في بعض الأيام يحاول أن يمشي على يديه. |
| Daha neye ihtiyaçları var ki? | Open Subtitles | لقد رأوا موتك على يديه |
| Ellerinde, Graft versus host hastalığından kaynaklı yaralar var. | Open Subtitles | لقد كان لديه ندوب على يديه من عمليات زرع الأعضاء |
| Ellerinde şişlik ya da kırılma yok. Tırnak içlerinde kalıntılar var. | Open Subtitles | ليس هناك أي علامات أو بثور على يديه وهناك الكثير من التراب تحت أظافره |
| Hastada beyin konfüzyonu oluşmuş Ellerinde ve vücudunun aşağı bölgelerinde büyük yanıklar oluşmuş. | Open Subtitles | يعاني من كدمة الدماغي حروق كبيرة على يديه وجسده |
| Ayrıca Ellerinde reçine kalıntısı buldum. | Open Subtitles | وأكثر، وجدت بقايا لراتينج القلفونية على يديه |
| Fakat öyle temiz kılıçlı adamın Ellerinde hâlâ Firavunun kan lekesi olabilir. | Open Subtitles | ولكن حتى مع نصل نظيف رجل كهذا لا يزال على يديه بقايا دم الفرعون |
| Ellerinde ve parmaklarında, kırılmış eklemler ya da kesikler yok. - Mücadele etmemiş. | Open Subtitles | لا يوجد رضوض على مفاصله ولا جروح على يديه و أصابعه |
| Birinin elinde UAV'nin makine yağı vardı. | Open Subtitles | أحدهم كان يوجد على يديه أثار زيت من طائرة الإستكشاف |
| elinde barut kalıntıları yok ve çöp kutusundan çıkan silah yakın bir zamanda ateşlenmemiş. | Open Subtitles | لا آثار رواسب طلق ناري على يديه والسلاح المستعاد من القمامة لم يطلق مؤخراً |
| Bu adamın elinde atış artığı yok. Kurşun ya da silah bulduysan başka tabii. | Open Subtitles | لأن هذا الرجل لا يحمل رواسب طلق ناري على يديه |
| Sadece geriye doğru say. | Open Subtitles | الاعتماد فقط على يديه وقدميه. |
| Elleri üzerinde daha iyi yürüyebiliyordu. | Open Subtitles | نعم، حسنا.. هو يقدر أن يسير أسرع على يديه |
| Elleri üzerinde daha da hızlı koşabiliyordu... | Open Subtitles | باستطاعته أن يجرى أسرع على يديه من... |
| Daha neye ihtiyaçları var? | Open Subtitles | لقد رأوا موتك على يديه |