Bu çok saçma. Onu bırakmak zorundasın. | Open Subtitles | ليس هنالك أدلة لكي تعتقلهُ عليّك أن تطلق صراحهِ |
Olson'un öldüğünü bilmiyordum. Bana inanmak zorundasın. | Open Subtitles | لـم يكن لديّ فكرة أنـه قد مات، عليّك أن تُصدقني. |
Ama bize gerçekten ne olduğunu anlatmak zorundasın. | Open Subtitles | لكن عليّك أنّ تخبرنا بالحقيقة. |
Abd ofisine transfer olmak için bundan daha iyisini yapmalısın. | Open Subtitles | عليّك أن تفعل أفضل من هذا التحويل إلى المكتب الأمريكي. |
Sende ne buluyor anlamıyorum ama, evlat iyi bir şey yapmalısın. | Open Subtitles | لا أعلم ماذا ترى بك، لا أملك أدنى فكرة عن ذلك، لكن يا بني، عليّك أنّ تفي بوعدك... |
Söylediğim her şey hâlâ doğru. Bana inanmak zorundasın. | Open Subtitles | مازال ذلك حقيقياً، عليّك أن تُصدقني |
Niye her şeye kaba kuvvet kullanmak zorundasın? | Open Subtitles | لمَ عليّك أن تفتح بالقوّة كلّ شيء؟ |
Planlamama yardım etmek zorundasın. | Open Subtitles | عليّك مساعدتي في التخطيط للأمر |
Bu ihtimali elemek zorundasın. Pekâlâ, bunu yaptıktan sonra ne olacak? | Open Subtitles | عليّك شطب تلك الإحتمالية - حسنًا، وإن شطبتها، ثم ماذا؟ |
Sen benim oğlumsun, sana ne dersem onu yapmak zorundasın. | Open Subtitles | إنّك ابني، عليّك فعل ما أمليه عليّك. |
Emin olmak zorundasın. | Open Subtitles | عليّك أن تكون على يقين. |
Dürüst bir oyunla yenmek zorundasın. | Open Subtitles | عليّك أنّ تتغلب عليه بنزاهة |
- Bana güvenmek zorundasın. | Open Subtitles | عليّك أن تثقين بيّ |
Benim için bir şeyler yapmak zorundasın. | Open Subtitles | عليّك فعل شيء لي. |
Buddy, neden kardeşini sürekli korumak zorundasın? | Open Subtitles | (بادي)، لم عليّك تحمي شقيقك دوماً؟ |
- Jess, beslenmek zorundasın. | Open Subtitles | (جيس)، عليّك أن تتغذي |
Kegel egzersizi yapmalısın. | Open Subtitles | عليّك التمرن قليلاً |
Acilen, doğru seçimi yapmalısın. | Open Subtitles | عليّك أختيار الأمر الصائب. |
Bir şeyler yapmalıyız. Bir şeyler yapmalısın. | Open Subtitles | عليّنا أن نفعل شيء، عليّك |