| - Bu iş için çok çalıştım. - Lokantaya dönersek... | Open Subtitles | ناديا لقد عملت بجد من أجل هذا العمل يمكننا أن... |
| çok çalıştım, ve artık işimin bitmiş olması gerekir. Ama bitmiyor. | Open Subtitles | لقد عملت بجد وبصعوبة ويجب أن أتقاعد ، لكن هذا العمل لاينتهي |
| - Hiç gerek yok. Çok çalıştın zaten. - Eğlenmene bak sen. | Open Subtitles | لا حاجة لذلك , قد عملت بجد أريدك أن تحظى بالمرح فحسب |
| Benim yaşadığım şeyleri yaşamayasın diye çok uğraştım. | Open Subtitles | لقد عملت بجد لذا يجب عليك عدم اتخاذ هذا القرار لقد عملت بجد لذا يجب عليك عدم اتخاذ هذا القرار |
| Hayatımda iyi bir yere gelebilmek için çok çaba sarfettim, ve bu, şimdiye kadar başardığım herşeyden vazgeçmek anlamına gelecekse, işe geri dönemem. | Open Subtitles | لقد عملت بجد كبير للوصول بحياتي الي مكان افضل ولا يمكنني العودة الي ذلك لان ذلك يعني الاستسلام |
| Çocuklar, Anneniz bunun için çok çalıştı. Nazik davranın. | Open Subtitles | كفى, كفى, يا اولاد, امكم عملت بجد على هذا.كونوا لطيفين |
| Bu yeni işimde çok çalışırsam böyle bir yerin depozitosunu kazanırım. | Open Subtitles | اذا عملت بجد فى وظيفتى يمكن ان اتحمل عُربون واحدة منها |
| Eğer sıkı çalışırsan, akşam sınıfına katılmana izin veririm. | Open Subtitles | إذا عملت بجد, سأدعك تحضر الدورات المسائية |
| Pisikoloji dalından bir diplomam var ve bunun için çok çalıştım ve bunu da insanlara sihirli olmayan bir yoldan yardım etmek için kullanmak istiyorum. | Open Subtitles | لدي شهادة في علم النفس أن عملت بجد حقا ل، وأود أن تكون قادرة على استخدامها لمساعدة الناس بطريقة غير سحرية. |
| Çocukluğumuzla alakalı her şeyi unutmak için çok çalıştım. | Open Subtitles | عملت بجد لأحاول أن أنسى كل شي حيال طفولتنا |
| Bak, çok çalıştım hayalim yeniden gerçekleşmeye başladı ve ben, insanların böyle şeylerle karşılaşması, onlarla mücadele etmesi onları daha güçlü kıldığına inanmaya başladım. | Open Subtitles | لقد عملت بجد وحلمى اوشك ان يكون حقيقة واعتقدت انهم سيدخلون بداخل الامر |
| O parayı kazanmak için çok çalıştım. Almadan gitmiyorum. | Open Subtitles | لقد عملت بجد من اجل المال ولن ارحل بدونه |
| Biliyorum bunun için Çok çalıştın ama bunu kişisel olarak algılamamalısın. | Open Subtitles | أعلم كم عملت بجد من أجل ذلك، لكن لا أعتقد بأن عليك أن تأخذ ذلك على محمل شخصي |
| Biliyorum bunun için Çok çalıştın ama bunu kişisel olarak algılamamalısın. | Open Subtitles | أعلم كم عملت بجد من أجل ذلك، لكن لا أعتقد بأن عليك أن تأخذ ذلك على محمل شخصي |
| Oğlumun ve Jamie'nin hayatına tekrardan girebilmek için çok uğraştım. | Open Subtitles | انا فعلا عملت بجد لكى اعود لحياة ابنى وجيمى |
| O kasetler için çok uğraştım. | Open Subtitles | غاضب للغاية في الفترة الأخيرة، لقد عملت بجد علي هذه الفيديوهات |
| Ben de çok çaba sarfedip üstesinden gelmeye çalıştım. | Open Subtitles | لذلك عملت بجد لكي اتفوق لكي اظهر له |
| Bulunduğu yere gelmek için çok çalıştı ve şimdi de her şey boşa gitti! | Open Subtitles | ستقوم بالاستقالة من عملها، لقد عملت بجد حتى تصل الى ما هى فيه، وتم تدمير كل شئ |
| Eğer çok çalışırsam, akşam okumama izin verecek. | Open Subtitles | إذا عملت بجد ستسمح لي أن أدرس في المساء |
| Roketler benim uzmanlık alanım değil ama belki sıkı çalışırsan, sen de üniversiteye gidebilirsin. | Open Subtitles | حسناً الصواريخ ليست من اختصاصى ولكن ان عملت بجد قد تلتحق بالكلية ايضاً |
| Senin ve o kaltak karının yolumda dikilmenize müsaade etmek için çok çalıştım çok çabaladım. | Open Subtitles | لقد عملت بجد و لفترة طويلة لأسمح لك انت و زوجتك العاهره للوقوف في طريقي |
| Çalışmak zorunda kalmayasın diye canımı dişime taktım. | Open Subtitles | لقد عملت بجد من اجل ان لا تحظى انت بالعمل |
| Çok isterim. O kadar sıkı çalıştım ki çabamın takdir görmesi hoşuma gidiyor. | Open Subtitles | انا احبه ،لقد عملت بجد ، إنه يمنحني شعوراً طيباً بأن اُقدر لمجهودي |
| Hayır, sen hikâyen için sıkı çalıştın, herkesi kandırmak için sıkı çalıştın. | Open Subtitles | لقد عملت بجد على قصتك خدعت الجميع لقد ظننت |
| Bir parçası olmak için Çok çalıştığım alanın üretken bir üyesi olma ümidimi yeniden kazanmam selenleme işlemini bulmamızla oldu. | TED | وبعد إبداعنا في عملية الصوتنة استعدت أمل أن أكون عضوا منتجا في الميدان الذي عملت بجد لأكون جزءا منه. |
| Bunun için çok çabaladığımı biliyorsun. | Open Subtitles | أنت تعرفين أنني عملت بجد على هذا أليس كذلك؟ |
| Senin gibi erkekleri pohpohlamayan bir kadın, ne kadar çok çalışırsa çalışsın kariyerinde de özel hayatında da çuvallar. | Open Subtitles | امرأة مثلك لا تستطيع جذب الرجال مهما عملت بجد في عملها فسيكون مجرد فشل لها سواء في حياتها المهنيه او حياتها مع الرجال |
| Dolayısıyla, eğer sıkı çalışıp iyi bir kariyere sahip oluyorsanız, eğer gerçekten çok çok sıkı çalışırsanız, harika bi kariyere sahip olacaksınız. | TED | ستحصل على مسيرة جيدة، إذا عملت بجد أكثر وأكثر وأكثر ستحصل على مسيرة رائعة، أليس هذا |