| Burada iş yapmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | ألا يعلمون بأن لديّ عمل هنا يجب أن أنجزه؟ |
| Burada iş bulmak imkânsız. | Open Subtitles | مستحيل الحصول على عمل هنا لا أحد يعطي عمل لـ إيرلندي |
| Birkaç ay burada çalıştı, bakım onarım işleri ve bahçe bakımıyla ilgilendi. | Open Subtitles | عمل هنا لبضعة أشهر، شغل منصب صيانة و الاهتمام بالارض |
| Avatar Korra senin ve oyun arkadaşlarının burada işi yok. | Open Subtitles | أفاتار كورا ، أنتى ورفاقك ليس لديكم عمل هنا |
| Bir anne tavuğun yavrusunu izlemesi gibi burada işe girdim. | Open Subtitles | حصلت على عمل هنا كي أقوم برعايتك مثل أم الدجاج |
| burada çalışmış herkes seninle aynı yollardan geçti. | Open Subtitles | أنصتي، جميع من عمل هنا كانوا في محلك |
| Şey aa... benim burada işim var, belki... | Open Subtitles | حسنا ان لدي عمل هنا ربما يمكن ان تعمل انت هناك حسنا .. |
| Burada işiniz yok Jamaika. | Open Subtitles | لم أقصد إزعاج أحد ليس لديك أي عمل هنا جامايكا |
| Kır hayatını seviyor, Burada bir iş onun için harika olur. | Open Subtitles | ولكنه يحب الريف وان استطاع الحصول على عمل هنا سيكون مثالي |
| 8 senedir burada çalışıyor. Sana tek kuruş kazandırmadı. | Open Subtitles | عمل هنا ثمان سنوات لم يجلب لكِ قرشاً |
| Aslında oğlumuz bu gece burada çalışmaya başlıyor. Bay Pappas'a kıyak geçmişsiniz ve küçük şovcu iş bulmuş. | Open Subtitles | ابننا سوف يبدأ عمل هنا الليلة نعم , دهن من أجل مستر بابيز |
| Bahisçisine borcunu ödemek için akşamları burada çalışıyordu. | Open Subtitles | لذا عمل هنا ليلا ليسدّد لوكيل مراهناته. |
| Tamam, madem Burada iş yok başka bir yere gideyim. | Open Subtitles | إذا لم يكن هناك عمل هنا علي أن أقصد مكان أخر |
| Bir ilişki yaşadığını düşünüyorum, ve anneme Burada iş yemeği yediğini söylemiş. | Open Subtitles | اعتقد ان لديه علاقة غرامية وقد قال لأمّي انه كان لديه عشاء عمل هنا |
| Merak etme. Burada iş bulmak zor olmasa gerek. | Open Subtitles | لا تقلق لن يصعب علينا إيجاد عمل هنا |
| Burada iş bulabileceğimi düşündüm. | Open Subtitles | -لا , انا عاطل مؤقتا -اعتقدت انني ممكن ان اجد عمل هنا |
| Demek altı ay önce burada çalıştı. | Open Subtitles | هذا يعنى أنه عمل هنا حتى 6 أشهر نعم |
| Bu mahkum burada işi olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | يقول هذا السجين أن لديه عمل هنا |
| Tıp fakültesinde tanışmışlar sonra ikisi de burada işe başlayınca ilişkiye başlamışlardı. | Open Subtitles | تقابلة بكلية الطب وتواعدا حتى حصلا على عمل هنا |
| Willy Loman burada çalışmış olsaydı hâlâ hayatta olurdu. | Open Subtitles | شيئاً ما يخبرني أذا (ولي لومان ) قد عمل هنا, كان ليكون حياً. أحتاج الي الكومبيوتر. |
| Ben almayayım. Zaten burada işim var. | Open Subtitles | لن أشارك بذلك لديّ عمل هنا أحتاج لإنجازه |
| Her an araba bulabilirsiniz, üstelik Burada işiniz kalmadı. | Open Subtitles | العربات تغادر باستمرار ولم يعد لديك عمل هنا |
| Doğulu bir tetikçi ama bir kaç yıl önce Burada bir iş yapmış. | Open Subtitles | انه من الشرق ، لكنه عمل هنا منذ بضع سنوات. |
| Ben de burada çalışıyor dedim. | Open Subtitles | لذا، اعتقدت ربما أنه قد عمل هنا |
| - Her neyse, bu akşam oğlumuz burada çalışmaya başlayacak. - Biliyorum, duydum, Bay Pappis. | Open Subtitles | ابننا سوف يبدأ عمل هنا الليلة نعم , دهن من أجل مستر بابيز |
| Dün burada çalışıyordu değil mi? | Open Subtitles | عمل هنا البارحة ، اليس كذلك ؟ |
| - Burada işin yok. - Doğru. | Open Subtitles | ليس لديك عمل هنا - ليس لدي عمل على الإطلاق - |
| Burada çalışan biri, Dr. Lentz hakkında bilgiye ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج بعض المعلومات عن الدكتور لينز الذي عمل هنا |
| Burada çalışma ahlakı vaat eden... bir şeyler göremiyorum. | Open Subtitles | نعم, حسناً, أنا آسفه لقول انه لا يوجد الكثير الذي قد يوحي وجود أخلاق عمل هنا |
| 6 ay önce burada çalıştığını öğrendik, ama adresi eski. | Open Subtitles | بحثنا أخبرنا بأنه عمل هنا قبل 6 أشهر، لكن عنوتنه ليس محدثًا. |