| Onbaşı Krüger ve grubu Wolf Köprüsü'nü savundu ve Demir Haç'a layık görüldü. | Open Subtitles | ستورمان كروجار ومجموعته دافعوا عن جسر ولف وقد تقلد الصليب الحديدي من الدرجة الثانية |
| Onbaşı Krüger ve grubu Wolf Köprüsü'nü savundu ve Demir Haç'a layık görüldü. | Open Subtitles | ستورمان كروجار ومجموعته دافعوا عن جسر ولف وقد تقلد الصليب الحديدي |
| Hayır, yani, oldukça güzel bir şey ama ben aslında Toll Köprüsü'nü arıyordum. | Open Subtitles | أعني أنّه جميل جدّاً. لكنّي في الحقيقة أبحث عن جسر الأقزام. |
| Bir solucan deliği, uzayın birbirinden uzak bölgelerini birleştiren, yani aralarında kozmik kısa devre yapan köprü veya tüneldir. | Open Subtitles | الثقب الدودى عبارة عن جسر او نفق يمكنه أن يربط مناطق بعيدة من الفضاء, فى الواقع,طريق مختصر كونى. |
| Atlamak için iyi bir köprü arıyorsanız, en iyisini biliyorum. | Open Subtitles | ... وإذا كُنتِ إذا كُنتِ تبحثين عن جسر جيد للقفز من عليه فأنا أعلم بشأن أفضل الجسور |
| Su yüzünden zarar görmüş. Herif bir köprüden atlamış. | Open Subtitles | كان متضرّراً بفعل الماء فصاحبه قد قفز عن جسر |
| Seni bir köprüden atabilirim, attığımda gemide birini vurmadığım sürece sorun yoktur. | Open Subtitles | يمكنني رميك عن جسر وما لم أصب شخصاً على قارب لا بأس بذلك |
| Toll Köprüsü'nü arıyordum da. | Open Subtitles | نوعاً ما. أنا أبحث عن جسر الأقزام. |
| Ölüm Köprüsü'nü bulun! | Open Subtitles | ابحث عن جسر الموت |
| Kendimize başka bir köprü bulacağız. | Open Subtitles | يبدو أننا سنبحث عن جسر آخر |
| Hayat ise bunların arasında yer alan bir köprü gibidir. | Open Subtitles | والحياة عبارة عن جسر ضيّق. |
| Kardeşim kalbimi söküp bedenimi bir köprüden aşağı attı. | Open Subtitles | أخوك انتزع قلبي ثم ألقى بجثتي عن جسر. |