| Yani söyle bana, nasıl oluyor da sen benim hakkımda bu kadar şey bilirken ben senin hakkında hiçbir şey bilmiyorum? | Open Subtitles | لذلك قل لي، كيف يتم ذلك عليك أن تعرف الكثير عن لي وأنا أعرف أي شيء عنك؟ |
| Oğlu olduğunu bilmeyen ve benim hakkımda hiçbir bilgisi olmayan dedektif. | Open Subtitles | المباحث الذين لم أعرف أنه كان ابنا والذي لا يعرف شيئا عن لي. |
| Demek benim hakkımda düşünüyordun. | Open Subtitles | فصيل عبد الواحد، لذلك كنت ثينكين 'عن لي. |
| Geçtiğimiz yılda benim hakkımda çok şey duydun. | Open Subtitles | كنت قد سمعت أشياء كثيرة عن لي في العام الماضي، |
| TV'de benim hakkımda konuşmayacaktın. | Open Subtitles | "نعم". اعتقدت اتفقنا على عدم الحديث عن لي في البرامج الخاصة بك. |
| Herkes benim hakkımda konuşuyor. | Open Subtitles | الجميع يتحدث عن لي. |
| benim hakkımda bir şey bilmiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا تعرف شيئا عن لي . |