| 15.000 Sovyet savaş esiri... 21.000 çingene, 70.000 Polonyalı siyasi mahkum ve en az 200.000'i çocuk olmak üzere 1.000.000 Yahudi öldürüldü. | Open Subtitles | و 15 ألف أسير حرب سوفيتى و 21 ألف غجري و70 ألف سجين سياسي بولندي |
| Komik çünkü bebekken bize en büyük yalanları çingene olmayanların söylediği öğretilir. | Open Subtitles | انه مضحك, لأننا نحن دُرِسنا كما الاطفال ذاك الذي ليس غجري, البيض, يخبرون الكذبات الكبيره. |
| Çocuk bir çingene. Kızın biri onunla ilgili dedikodu yayıyor. | Open Subtitles | إنه "غجري"، و سمعت بعض الإشاعاتِ حوله من فتاةِ معينة. |
| Amerikalı bir çingenenin bunun sırlarını çözen, kutsanmış kişi olmayacağından emin olabilirsin. | Open Subtitles | كوني على يقين بأنهُ لن يكون أمركي غجري هو المبارك لكشف الأسرار |
| - Earnshaw'un çingenesi olmalı. | Open Subtitles | أعتقد أنه غجري إيرنشاو |
| Şu iskeletler neydi... Onları Buhara'da bir çingeneden almıştım. | Open Subtitles | لكن الهياكل العظمية التي رأيناها- "إشتريتها من غجري في "بيكارا- |
| Kaçak bir çingene köle efendisinin parasını çalmış. | Open Subtitles | عن عبد غجري هارب كان قد سرق مال سيده النبيل |
| Karşılığında biz 30 kadar çingene aristokrat Filipescu'ya verildik. | Open Subtitles | وفي عملية مبادلة , نحن الثلاثين غجري تم إعطاؤنا للسيد النبيل فيليبسكو |
| Üç ay önce efendi Filipescu açık artırmayla 500 çingene ruhu sattı. | Open Subtitles | وقبل ثلاثة أشهر عرض السيد فيليبسكو في المزاد مايقارب الخمس مئة غجري للبيع |
| Adi bir çingene ya da işçi. Ne fark eder? | Open Subtitles | ، غجري محتال أو عامل محتال ما الفرق ؟ |
| Yapacağım son şey bir çingene ile bahse girmektir. | Open Subtitles | آخر شّيء أريده فعلا ً أن أراهن غجري |
| Roman doğan,çingene doğar, macar doğar... | Open Subtitles | وروماني نوعاً ما , و غجري قليل، هنجاري. |
| Bay Carter, size söyleyeyim, bu çocuk yarı çingene, ve tamamen suçlu. | Open Subtitles | هذا الطفل نصف غجري و شرير كامل |
| Ne gariptir ki burada hiç kız elde edememene rağmen karavan kulübünde bir çeşit çingene Russell Brand gibisin. | Open Subtitles | من المضحك ألا تجد أي فتاة في هذا المكان0 فما بالك بكونك بعيدا في نادي المقطورات00 ستبدو مثل الكوميدي راسل براند بشكل غجري |
| Lori Melnick bir kalemle kedim çingene'nin ırzına geçmişti. | Open Subtitles | "لوري ميلنيك" هي مرة أعتدت بشكل غجري على قطتنا بأقلامحبر. |
| Bana, Bernadette Peters'in fotoğrafının basılı olduğu bir çingene fincanın olduğunu mu söylüyorsun? | Open Subtitles | تقول أنك تملك قدحاً يحمل صورة الممثلة "بيرناديت بيترز" في فلم "غجري"؟ |
| Partnerim, bir şüpheli ile bir çingenenin sigara dükkanının camından dalaşıyordu. | Open Subtitles | السنة الأولى بالتحقيقات الجنائيّة، حسناً؟ أمسك شريكي مُشتبه به دافعاً إيّاه لنافذة متجر سحر غجري. |
| Kendini bir bok saniyorsun ama çingenenin tekisin, herkes arkandan gülüyor sana. | Open Subtitles | يضحكون عليك وانت تحسب نفسك مربي عظيم, وانت بالحقيقة غجري لعين |
| - Aristokrat Candescu'nun çingenesi. | Open Subtitles | غجري السيد النبيل كانديسكو |
| Vahşi çingeneden Kibar suikastçiye, | Open Subtitles | من غجري وحشي إلى القاتل الرشيق، |
| İyi geçti. Gypsy'ye bindim. Atıma elma da verdim. | Open Subtitles | جيدة، امتطيت حصان غجري واعطيته تفاحاً |
| Sonunda bir çingeneye gitmiş. | Open Subtitles | وفي النهاية، زار شخصاً غجري أخبره بأن الطريقة الوحيدة لقتل الوحش |
| Gördüğüm anda sahtekarlığı tanırım ben. Ben çingeneyim! | Open Subtitles | أستطيع معرفة المحتال عندما أرى واحداً أنا غجري بحق الجحيم |
| Bir çingeneyle ya içersin ya da onu hapse tıkarsın! | Open Subtitles | أنت فقط إما أن تشرب مع غجري أو تلقيه في السجن |
| Babam bir çingeneydi, annem ise cadı. | Open Subtitles | والدي غجري ووالدتي ساحرة. |
| Sen çingenesin. | Open Subtitles | أنتَ "غجري" |