"غذائه" - Traduction Arabe en Turc

    • yemeğini
        
    • besin
        
    • Yemeği
        
    • yiyecek
        
    • beslenme
        
    -Bir çeşit barbekü sosu. Onun yemeğini tanımasını sağlıyor. Open Subtitles نوع من صلصة الشواء يساعده على تمييز غذائه
    Evet, bugün 4'te fizik tedavisi var ve öğle yemeğini hazırladım. Open Subtitles حسنا , لديه علاج طبيعى فى الرابعة و عبأت غذائه
    Ana besin kaynağı olmadan mercan hayalet gibi beyazlaşıyor. Open Subtitles بدون مصدر غذائه الرئيسي المواد القاصرة المرجانية كالأبيض الشبحي
    Bir beyefendi, büyük bir mağazadan öğle Yemeği sırasında kaçırıldı. Open Subtitles رجلٌ تم إختطافه وقت استراحة غذائه عبر مستودعات الشعبة
    Çoğu yerde sürünerek veya oyuklarda gizlenerek yiyecek bulur. Open Subtitles معظمها يحصل على غذائه عن طريق الزحف والحفر في الأرض.
    Oradaki tek adamım kendi beslenme çantasını açamaz. Open Subtitles الرجل الوحيد لى هناك لا يمكنه أختراق صندوق غذائه
    Bebek, yemeğini yemiştir. Open Subtitles والصغير لديه غذائه
    Öğle yemeğini kasabada yiyeceğini söyledi. Open Subtitles لقد قال لي أنه سيأخد غذائه في (غرانثام آرمس)
    Jerico'ya yemeğini verin. - Evet. - Yemeği gönderin. Open Subtitles ـ إجلبوا لـ(جيريكو) غذائه ـ نعم، اجلبوا له الغداء
    Evet, Jerico'nun yemeğini gönderin. Open Subtitles هذا صحيح اجلبوا لـ(جيريكو) غذائه
    -Neyin yemeğini tanımasını sağlıyor? Open Subtitles يساعد ماذا على تمييز غذائه !
    besin kaynağı etrafında bağlantılar kurdular. TED فقام (العفن) بصنع توصيلات بين مصادر غذائه.
    besin kaynağı azalıyor. Open Subtitles فمصدرُ غذائه يتقلَّص.
    besin kaynağı bitmek üzere. Open Subtitles فمصدرُ غذائه يتقلَّص.
    Çünkü Boiseiler Yemeği nerede bulacaklarını bilirlerken,.. Open Subtitles فبينما كان الـ(بويزي) يعرف أين يجد غذائه
    Yemeği konusunda çok titizdir. Open Subtitles وهو محدد غذائه
    yiyecek kaynağını bulup kanınla zehirleyeceksin. Open Subtitles أعثُري على إمدادات غذائه ومنثمسمميهبـدمائك.
    Bu büyük kaşarın her yerinde yiyecek var. Open Subtitles هذا الخنزير يحصل على غذائه دائما
    Tam da Nestene Bilinci'nin ihtiyaç duyduğu şey. yiyecek stokları savaşta yok edildi. Protein gezegenleri çürüdü. Open Subtitles لقد دُمر مخزون غذائه أثناء الحرب
    Dicky beslenme çantasını unutmuş. Bunu ona verebilir misiniz? Open Subtitles لكن "ديكى" نسي صندوق غذائه لذا هل يمكنكِ أن تُعطيه أياه؟
    Bu arada yarın onun beslenme çantasını hazırlarken salamlı sandviç koymanı istiyor. Open Subtitles سمعتي الفتى! و... عندما تحزمين غذائه بالغد

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus