| İçgüdülerin çok iyi, bana 20 yıl önceki halimi hatırlattın. | Open Subtitles | غرائزك وردات فعلك رائعة جداً وتذكرني بي قبل 20 عاماً |
| Fazla zeki olmadığını biliyorum ama içgüdülerin ve zamanlaman harika. | Open Subtitles | أعرف بأنّك لست بذلك الذكي، لكن غرائزك والتوقيت هي مثالية. |
| Dikkatin içgüdülerini yönlendirebilecek kadar güçlü olabilir. | Open Subtitles | معرفتك من الممكن أن تكون كافية لتتحكم فى غرائزك |
| Tatlım, sadece rahatla ve içgüdülerini dinle. | Open Subtitles | اذا، يا عزيزتي، فقط استرخي وأتبعي غرائزك |
| Bu kitabı karıştırmalısın diğer bütün annelerin yaptığı gibi, ve bu senin doğal içgüdülerine kalmış birşey. | Open Subtitles | يجب عليكِ أن تتخلصي من الخيال و تفعلي ما تفعله الأمهات الجديدات وهو أن تعتمدي على غرائزك الطبيعية |
| Sizin bilinciniz, içgüdülerinizi kontrol edebilecek kadar güçlü. | Open Subtitles | معرفتك من الممكن ان تكون كافيه لتتحكم فى غرائزك |
| İçgüdülerin çok zayıf sevgilim, servet sahibi olan diğeri; | Open Subtitles | غرائزك فقيره ياعزيزتى. اوجدين ميرس ، الذي يملك المال |
| Hayal bile etmediğin bir yeteneğin var. Rahat ol. İçgüdülerin ve eğitimin üstesinden gelecektir. | Open Subtitles | لديك مواهب لم تحلم بها يا بني فقط اهدأ غرائزك وتدريباتك ستتولى الزمام |
| Kelly Robinson işte. İçgüdülerin mükemmeldi. | Open Subtitles | كيلى روبنسون لقد بدا كما لو أن غرائزك عالية جداً |
| Onunla ilgili içgüdülerin yanlış. - Konu, içgüdü değil. Bunu söylemekten yoruldum. | Open Subtitles | غرائزك عنه خاطئة الغريزة ليست القضية وقد أخبرتك بهذا |
| Ebeveynlik içgüdülerin neredeyse iş modelin kadar güçlü. | Open Subtitles | واو ، حسناً ، غرائزك الأبوية قوية كقوة نموذج عملك |
| Yapman gereken şey içgüdülerini kullanmak. Hepsi bu. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو إستخدام غرائزك, هذه هي |
| Yapman gereken şey içgüdülerini kullanmak. Hepsi bu. | Open Subtitles | كل ما عليك فعله هو إستخدام غرائزك, هذه هي |
| Yapabilirsin, ahbap. Düşünme. Sadece içgüdülerini kullan. | Open Subtitles | تستطيع فعلها يا صاحبي لا تفكر فقط استعمل غرائزك |
| İçgüdülerini görmezden gelip bu sefer daha iyi olmalısın,tamam mı? | Open Subtitles | يجب أن تتجاهل غرائزك الطبيعيّة... كُن مُطيعاً على الدوام، حسناً؟ |
| Sadece , ne olur olursa olsun unutmayın, her zaman çok içgüdülerine uymak zorundadır. | Open Subtitles | تذكر فقط ، سواء ماذا سيحصل يجب عليك أن تتبع غرائزك أنت أيضاً |
| Bir ajan arkadaşının, ailenin bir üyesinin sağ salim dönmesi için içgüdülerine güvendin ve başarılı oldun. | Open Subtitles | إئتمنت غرائزك للضمان العودة الآمنة زميلة الوكيل، عضو عائلتك، وأنت نجحت. |
| Sırlar ilkel içgüdülerinizi tetikleyebilir ve sizi tekrar savaşa sürükleyebilir. | Open Subtitles | الأسرار قد تُغري غرائزك البدائية. وتقودك مجدداً إلى الحرب. |
| İç güdülerini arabanın bagajına atmışsın dostum. Arabayı penisinle kullanıyorsun. | Open Subtitles | كنت دائما تبقى غرائزك في داخلك، يا صديقي. |
| Bence burada içgüdülerinin sesini dinle. | Open Subtitles | أظن أنه يجب أن تستشير غرائزك هنا كن حقيراً |
| İçgüdüler. | Open Subtitles | غرائزك. |
| Sezgilerin çok doğru tatlım. | Open Subtitles | ظهرت غرائزك يا عزيزي |
| Sadece umarım ki profesyonel güdüleriniz size doğru yolu gösterir. | Open Subtitles | أرجو أن تقودك غرائزك المهنية بالإتجاه الصحيح |
| Kesinlikle, tek başına istediğin buydu, iç güdülerin o müthiş beynin daha önce olmayan bir şey istiyordu, ve gerçekleştirdin. | Open Subtitles | بالضبط، لنفسك، حتى تستخدمه لصالحك هذا ما أردته أنت ما أرادته غرائزك ما أراده الجزء الكبير من عقلك وهو شئ غير موجود |
| İçgüdülerinde haklıymışsın. | Open Subtitles | غرائزك كانت على حق. |
| Ama sen yapmıyorsan, bence bunun sebebi kendi ilkel içgüdülerinden korkman. | Open Subtitles | ولكن إن لم تفعل ذلك، فسأقول إنها بسبب أنكَ خائف من غرائزك البدائية. |
| İçgüdülerin benim hakkımda ne söylüyor? | Open Subtitles | ماذا تقول غرائزك عني؟ |