| Bütün kör aletleri ve atılabilen nesneleri kaldırdığından emin ol. | Open Subtitles | فقط تأكدي من إغلاق كل الأشياء والأدوات غير حادة والمستهلكة. |
| Adli tıp raporuna göre cinayet, kör bir aletle işlenmiş. | Open Subtitles | ان الفحص الطبي كشف اثار ضربات بواسطة اله غير حادة |
| Evet, şövalyelerin at üstünde dolaşıp hiçbir amaç olmadan birbirlerine kör silahlarla vurdukları şu turnuva. | Open Subtitles | أوه نعم,البطولة حيث يركب الفرسان ضاربين بعضهم بعضاً بأسلحة غير حادة لغير سبب جيد |
| Kesici olmayan bir nesneyle, katil Ronette'e vurup bayılttı. | Open Subtitles | ضرب القاتل "رونيت" بأداة غير حادة وأفقدها الوعي. |
| - Ölesiye dövülmüş mü? - Şu anda kırıklar için açıklamam yok ama bir objeyle vurulmuşa benzemiyor. | Open Subtitles | لا أملك تفسيراً للتكسر الآن، لكنه لا يبدو أنّه قد حدث بسبب ضربة بأداة غير حادة. |
| Sizi temin ederim Bay Abernathy ölüm sebebi keskin olmayan bir cisimle başa alınan darbe. | Open Subtitles | أؤكد لك يا سيد (أبرناثي) أنّ سبب الوفاة هو ضربة بأداة غير حادة. |
| Ölüm nedeni, levye veya boru gibi ağır, sert bir cisimle alınan darbeler. | Open Subtitles | سبب الوفاة التعرّض لعدّة ضربات نتيجة أداة ثقيلة غير حادة كعتلة أو ماسورة على ما أظن |
| Kurbanın bu ilişkiyi yarıda kestiğini ve bu adamın da kör bir nesne ile ona vurup, camdan attığını mı düşünüyorsunuz? | Open Subtitles | تعتقدين أن الضحية قاطع هذه العلاقة، فضربه هذا الرجل بأداة غير حادة ورماه من النافذة. |
| kör ve keskin kuvvetli travma. | Open Subtitles | إصابات بأداة حادة وإصابات بأداة غير حادة. |
| Göğüs kafesinde kör kuvvetli bir travma var. | Open Subtitles | هناك إصابة بأداة غير حادة على القفص الصدري. |
| Bunu bir filonun kör enstrümanıyla yapamayacağımızı zaten görmüştük. | Open Subtitles | لقد علمنا أننا لا نستطيع أن نفعل ذلك مع أداة غير حادة من الأسطول |
| Gözleri kaba ve kör bir şeyle çıkarmış. | Open Subtitles | عن طريق خدعة ما حسناً .. أيّا كانت الآداة التي أستخدمها لأزالتهما فقد كانت بدائية و غير حادة |
| Ama onlar daha çok kör kuvvet travmaya bağlı kırıklar. | Open Subtitles | والذي يحصل عادة مع ضربة بأداة غير حادة. |
| Küt ya da keskin bir nesneyle darp almamış. | Open Subtitles | ولا وجود لأي أثر لضربة حادة أو غير حادة |
| Küt bir nesneyle yapılmış. | Open Subtitles | سببها ألة غير حادة |
| Kırıkların şekli, yuvarlak bir objeyle vurulduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | يشير نمط الكسور إلى ضربة غير حادة بسلاح دائري الشكل. |
| Ama birisinin kafasını küt bir objeyle dağıtmak-- | Open Subtitles | لكن تهشيم رأس أحد ما ...بآلة غير حادة ، الآن |
| Ölüm nedeni, levye veya boru gibi ağır, sert bir cisimle alınan darbeler. | Open Subtitles | سبب الوفاة التعرّض لعدّة ضربات نتيجة أداة ثقيلة غير حادة كعتلة أو ماسورة على ما أظن |