| Her tür savaşın sayısı azalmakla birlikte, daha az ölümcül hâle geldiler. | TED | في الآونة الأخيرة، أصبحت الحروب بكل أنواعها قليلةً وأقل فتكًا. |
| Mevcut ilaçlarımızı, tarihin en ölümcül hastalıklarına karşı test etmek istedim. | TED | كنت أرغب في اختبار العقاقير التي لدينا ضد أحد أكثر الأمراض فتكًا في التاريخ. |
| daha fazla ölümcül düşünce yaratmaktı. | TED | والمزيد من التفكير الأكثر فتكًا من جانبه. |
| Bu virüs yaratılan en ölümcül şey. | Open Subtitles | هذا الفيروس أكثر الفيروسات فتكًا التي تم صُنعها |
| O zehir hasat, ama bir çare bulmak için değil. O a daha ölümcül gerginlik yaratır çalışıyor. | Open Subtitles | إنّه يحصد السم، لكن ليس لصنع ترياق، بل يحاول صنع سلالة أشدّ فتكًا. |
| - Pilgrim Zaman Efendileri'nin en ölümcül suikastçısıdır ve hepiniz ölene kadar durmayacaktır. | Open Subtitles | من تكون المهاجرة؟ المهاجرة هي أكثر المقاتلين فتكًا لدى سادة الزمان ولن تتوقف حتى يموت كل واحد فيكم |
| Bilginin silahlardan çok daha ölümcül olduğu durumlar vardır. | Open Subtitles | أحيانًا تكون المعلومات أكثر فتكًا من الذخائر |
| Bazen en ölümcül yaralar zar zor gördüklerimiz olur. | Open Subtitles | "وأحيانًا تكون الجراح التي لا نكاد نراها هي أشدّ الجراح فتكًا" |
| Eskiden şehrin en ölümcül ayıbıydı ancak mor ve yeşil hap son üç aydır hiçbir yerde bulanamıyordu. | Open Subtitles | لقد كان بمثابة النقيصة الأشدّ فتكًا بالمدينة لكنّ ذلك المُخدّر المُتّسم بلونيّ الأرجوانيّ والأخضر لم يظهر له أثر خلال آخر 3 أشهر |
| Eskiden şehrin en ölümcül ayıbıydı ancak mor ve yeşil hap son üç aydır hiçbir yerde bulanamıyordu. | Open Subtitles | لقد كان بمثابة النقيصة الأشدّ فتكًا بالمدينة. لكنّ ذلك المُخدّر المُتّسم بلونيّ الأرجوانيّ والأخضر لم يظهر له أثر خلال آخر 3 أشهر. |
| Zehir eki deşici virüsünü vampirler için çok daha ölümcül yapacak. | Open Subtitles | "إضافة السم لفيروس قاطع الرؤوس سيجعله أشدّ فتكًا بمصّاصي الدّماء" |
| Zehir etkisi deşici virüsünü vampirler için çok daha ölümcül yapacak. | Open Subtitles | "إضافة السمّ لفيروس قاطع الرؤوس سيجعله أكثر فتكًا بمصّاصي الدماء" |
| Onun yerine insan oğlunun yaptığı en ölümcül virüslerden birini üretmiş oldular. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic}بدلًا عن ذلك، خلقوا أحد أعضل الفيروسات .التي رآها الجّنس البشريّ وأكثرها فتكًا |
| Venezuela ormanlarında, yükseklerin ölümcül avcısı Harpia kartalıdır. | Open Subtitles | "يقبع في غابات "فنزويلا :أشدّ صيّادي الظُلّة فتكًا العقاب الخطّاف |
| Dan bile ölümcül eline düşüyor. | Open Subtitles | كيلا تقع في أيادٍ أشد فتكًا. |