| yaptığım herşey senin kendi iyiliğin içindi. - Öyle mi? | Open Subtitles | كل شي فعلت كان من مصلحتك حقاً؟ |
| Ama yaptığım en berbat şey onu kovmakla tehdit edip 80 milyonu ödeyeceğimi söylemekti. | Open Subtitles | لكن أسوأ ما فعلت كان التهديد بطرده ودفع 80 مليون دولار له! |
| Gururlanmam gerekir, ancak tek yaptığım oraya gidip, bana çalışmasını hatırlatacak küçük bir şey almaktı. | Open Subtitles | ينبغي أن أطريّ، لكن "كُلّ ما فعلت كان الظهور وإنتزاع شيء صغير ليذكرني بعمله" |
| Tek yaptığım bunu ayarlamaktı. | Open Subtitles | وكل ما فعلت كان ترتيب هذا الأمر. |
| yaptığım çok yanlıştı. | Open Subtitles | ما فعلت كان خطا |
| Maçtan sonra yaptığım, seni öpmem yanlıştı. | Open Subtitles | ما فعلت كان خاطئاَ |
| yaptığım her şey onu kışkırttırdı. | Open Subtitles | كل ما فعلت كان يثير غضبه |
| yaptığım her şey onu kışkırttırdı. | Open Subtitles | كل ما فعلت كان يثير غضبه |
| yaptığım yanlıştı biliyorum. | Open Subtitles | أعلم بأن ما فعلت كان خاطئاً |
| yaptığım her şeyi onun için yaptım, kendim için değil. | Open Subtitles | كل ما فعلت كان لأجلها وليس لي |
| yaptığım tek şey seni korumaktı. | Open Subtitles | .كل ما فعلت كان من أجل حمايتك |
| Benim tek yaptığım bir domuzu yakalamaktı. | Open Subtitles | كل ما فعلت كان الإمساك بخنزير |
| Tek yaptığım Kyle ile ilgili konuşmaya çalışmaktı. | Open Subtitles | جلّ ما فعلت كان محاولة التحدث إليك بشأن (كايل) |
| yaptığım...affedilemez. | Open Subtitles | ما فعلت كان... غير مغفور |