| Birkaç hafta önce ayrıldık muhtemelen ayrıldıktan hemen sonra yetiştirmeye başlamış olmalı. | Open Subtitles | لقد أنفصلنا منذ بضعة أسابيع فلابد أنها بدأت بالزراعة مباشرةً بعد انفصلنا |
| Üssü kilitleyebildiğine göre, bunu açmak için de birşey yüklemiş olmalı. | Open Subtitles | لو أن بإمكانها إقفال المقر فلابد أنها قد قامت بتنصيب طريقة لعكس العملية تحسباً صحيح |
| Binaya yakın yere çarpmış, yani, eğer çatıdan düşmediyse... bir odadan düşmüş olmalı. | Open Subtitles | حسنًا، الجسم هبط قريبًا من المبنى فإذا لم تكن جاءت من السطح فلابد أنها خرجت من غرفةٍ ما |
| Bu bayan ne yaptığını hatırlamıyorsa, uyurgezer olmalı. | Open Subtitles | إذا لم تستطع هذه المرأة تذكر ما قامت بفعله فلابد أنها تمشي أثناء النوم |
| Eğer entrikalar, komplolar kurulacaksa düzenle uyum içinde olmalı. | Open Subtitles | لو أن المؤامرات والتخطيطات مرسومة فلابد أنها تبدوا النمط .. الموجات |
| Sana böyle söylemişse, kendisini tehdit edilmiş hissetmiş olmalı. | Open Subtitles | بما انها قامت بإخباركِ بذلك فلابد أنها شعرت بأنني أقوم بتهديدها |
| Şayet suçlu dondurucuyu ikinci ele sattıysa burada bir yerde olmalı. | Open Subtitles | إذاً كان قد باعها لسوق المستعمل فلابد أنها هنا |
| Senin gibi bir kızı olduğuna göre çok güzel olmalı. | Open Subtitles | لكي يكون لديها ابنة مثلك فلابد أنها جميلة |
| Eğer iş arkadaşıyla fiziksel bir ilişkiye girdiyse, konu o kadar ciddi olmalı. | Open Subtitles | إذا تورط في علاقة جسدية ,مع زميلة عمل فلابد أنها علاقة جدية |
| New York'a taşınmayı düşündüğüne göre baya iyi bir iş olmalı. | Open Subtitles | حسناً , إن كنت تعتمد الإنتقال لنيويورك فلابد أنها وظيفة جيدة جداً |
| Uyanık olduğuna göre, bir şeyler görmüş olmalı. | Open Subtitles | لو كانت متيقظة، فلابد أنها شاهدت شيئ |
| Seni gerçekten seviyor olmalı. | Open Subtitles | فلابد أنها تحبك كثيراً |
| Bu da Noah'nın gemisi olmalı. | Open Subtitles | " فلابد أنها سفينة " نوح |
| O olmalı. | Open Subtitles | فلابد أنها لها |