| belki o seni bu davaya verir. | Open Subtitles | فلقد كان هو وأبي مقرّبين فلعله يلحقكِ بالقضيّة |
| - Evet. Dinle, eğer eğitmeniyse, belki çok zorlamıştır. | Open Subtitles | أجل ، اسمع ، ما دام مدربها فلعله يقسو عليها |
| Eğer bu şövalye bu kadar uzun süre sağ kalabildiyse belki de birkaç şey biliyordur. | Open Subtitles | إن كان قد نجا هذا الفارس بهذا المكان طيلة هذا الوقت فلعله يعلم شيء أو إثنين. |
| Yanlış anlama, belki de hiçbir şey yapmıyordur. | Open Subtitles | لا تخطئ تفسير ما أقول فلعله لا يفعل معها شيئاً |
| O bilimin Tanrı'nın var olduğunu gösterebileceğine inanıyor belki de gerçekten vardır. | Open Subtitles | فهو يعتقد أنه إن أظهر العلم أن الرب يمكن أن يكون موجوداُ فلعله موجود بالفعل |
| Bir iki gün önce alındıysa, belki hala dışarda bir yerdedir. | Open Subtitles | لو أخذ لوح التقطيع البارحة أو منذ يومين، فلعله لا يزال في الخارج |
| İnsan halkını anlamamaya başladıysa belki de görevi bir sonraki kuşağa devretmesinin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | عندما لا تعودي قادرةً علىفهمشعبك... فلعله الوقت للتسليم إلى الأجيال القادمة |
| İnsan halkını anlamamaya başladıysa belki de görevi bir sonraki kuşağa devretmesinin zamanı gelmiştir. | Open Subtitles | عندما لا تعودي قادرةً على فهم شعبك... فلعله الوقت للتسليم إلى الأجيال القادمة |
| belki de, onu kim öldürdüyse bunu bizden önce biliyordu. | Open Subtitles | أياً كان الفاعل، فلعله علم بذلك قبلنا |
| Sagat yeni dostlara güvenmiyorsa belki yeni düşmanlara güvenir. | Open Subtitles | إن لم يثق (سيغات) بأصدقاء جدد فلعله يثق بأعداء جدد |
| "Molly's"e bazı tamiratlar yapmamız gerektiği için belki de şimdi bazı değişimler yapma vaktidir. | Open Subtitles | {\pos(192,220)} (بما اننا سنقوم ببعض التصليح لحانة (مولي {\pos(192,220)} فلعله الوقت المناسب لتخطيط للمتغيرات بتَقَدُّم للأمام - تماما - |