| Ve bu bir defa karşılaştığımız bir hikaye değil. Anti-depresan ilaçlara ilişkin verilerin yaklaşık yarısı hiç yayınlanmadı, | TED | وهذه ليست قصة فريدة أو إستثنائية. فنصف معلومات التجارب الخاصة بالأدوية مضادة الإكتئاب تم حجبها، |
| yani dünyanın internet kullanıcı nüfusunun yarısı Facebook kullanıyor. | TED | إذن فنصف مستخدمي الإنترنت من سكان الأرض يستخدمون الفيسبوك. |
| Okulu bitirdikten beş sene sonra, öğrendiklerinin yarısı eskimiş olur. | Open Subtitles | فهذه الأيام ، إن تخرجت من كلية الطب منذ 5 سنوات فنصف ماتعلمته يبطل |
| Üyelerin yarısı, başlarına bela olan bir üyeden kurtulamayınca oylarını değiştirmiş. | Open Subtitles | لا,فنصف المحلفين غيروا تصويتهم عندما لم يستطيعوا إقناع إحدى المحلفات على التداول |
| Önce çekmeceyle başlar, sonra dolabımda bir yere sahip olur sonra kiramın yarısı, hayatım yarısı derken uzar gider. | Open Subtitles | يبدأ الأمر بدرج، ثم خزينة ملابس، فنصف إيجاري، ثم إلى نصف حياتي. |
| Yani söylediklerinin yarısı anlamsızdı. | Open Subtitles | فنصف الوقت، كانت تهذي بكلام غير مفهوم |
| Yani benim bile arkadaşlarımın yarısı daha erkek olamadılar. | Open Subtitles | فنصف أصدقائي ليسوا رجالاً بعد. |
| Takımlarımızın yarısı dışarıda başka görevlerde. | Open Subtitles | فنصف فرقنا فى مهمات خارج عالمنا |
| Gördüğümüz kadarıyla halkın yarısı yok oldu. | Open Subtitles | مما رأينا فنصف البشر قد ماتوا على الأقل! |
| Patladığında yanardağın üst yarısı havaya uçacak. | Open Subtitles | حينما ينفجر فنصف البركان سيخرج بالكامل |
| Sokaktaki dükkanların yarısı kapalı. | Open Subtitles | فنصف الزقاق مغلق. |
| Tanrı aşkına, New York'un yarısı seni arıyor. | Open Subtitles | حبّا بالله، فنصف (نيويورك) تبحث عنك |