| Bir vurgusu olmalı! Eğer ormanda savaşıyorsan, vurucu olmalı! | Open Subtitles | ستخوض فى الغابات , وتسجل بيان اذا كنت ذاهب لصراع القتال |
| Günlerini ormanda golf toplarını arayıp, kaybolarak geçiriyor. | Open Subtitles | يقضى أيامه تائها فى الغابات يبحث عن كرات الجولف الخاصة به |
| ormanda kurtlar üç yıl eşekler dokuz yıl yaşar. | Open Subtitles | فى الغابات, الذئب يعيش 3 سنوات والحمار 9 سنوات |
| Sonra ormana kaçtı, beş kişiyi daha öldürüldü. | Open Subtitles | لذا قمنا بقطع الكهرباء فى الغابات سيستغرق الامر 5 اشهر |
| Belki onları ormana gömecek ya da nehre atacaktı. | Open Subtitles | ربما كان سيدفنهم فى الغابات او يلقيهم فى النهر |
| Yuvalar ağaçta olsa da, orman çok yoğun olursa kaplumbağa bile avlayamazlar. | Open Subtitles | فى الغابات ، أعشاش الأشجار شائعة لكن أشجار كثيرة جداً والعقبان لا تستطيع البحث حتى عن السلاحف |
| Üstelik, her gece o ormanlarda uyurken beni yılan da sokabilirdi. | Open Subtitles | إلى جانب أنه يمكن أن تلدغنى أفعى من النوم فى الغابات |
| İnsanların canını alıp ocaklar söndürürken ormanda haydutluk yapıyorsunuz. | Open Subtitles | . تتسللوا فى الغابات , بينما هو يقوم بسرقة الارواح و الأرزاق |
| ormanda hayvanlarla falan yaşamış gibi sanki. | Open Subtitles | وكأنه عاش مع الحيوانات أو ما شابه فى الغابات |
| Bak Jerry, ormanda hayalet ya da kız falan yok. | Open Subtitles | اصغ يا "جيرى",لا يوجد شبح أو شبح فتاة فى الغابات |
| Kaçtığımda, üç yıl daha ormanda saklandım. | Open Subtitles | وعندما هربت أختبأت فى الغابات لمدة ثلاث سنوات أخرى |
| ormanda yaşayan bir fae ise birçok tür olabilir. | Open Subtitles | اذا كنتِ تتعاملين مع فاى يعيش فى الغابات فهم متعددين الأنواع |
| ormanda geçirdiğimiz bir haftadan sonra bir adam olmanın ne anlama geldiğini öğrendik. | Open Subtitles | لقد عدنا لتونا من اسبوع فى الغابات نتعلم كيف يكون معني الرجوله |
| 3 yıl önce çakallar yakındaki bir ormanda kimliği belirsiz bir kadının gövdesini buldular. | Open Subtitles | منذ 3 سنوات، بعض الذئاب وجدت جذع لأمرأة مجهولة الهوية فى الغابات بالقرب |
| 2008'deki kurban buradaki ormanda bulundu, son kurban da gölün güney kıyısında kasabadan çıkarken bulundu. | Open Subtitles | مجهولة الهوية وجدت سنة 2008 فى الغابات هنا و الضحية الحديثة وجدت على الجانب الجنوبى من البحيرة |
| İlk olay sonrası kampüs tetikte olmalıydı, o yüzden ormanda yalnız kalana dek beklediler. | Open Subtitles | الحرم كان سيكون متأهب بعد الحالة الاولى اذا الاطفال انتظروا حتى اصبحوا وحدهم فى الغابات |
| Eğer önce beni almadan polise gidersen ormana bir ceset daha gömeriz. | Open Subtitles | لو ذهبت للشرطة مجددا و اعترفت بأى شىء قبل التحدث معى اولا سأدفن جثة اخرى فى الغابات |
| Siz ise kralın yetkisini taşıyan bir adamın başıboş gezen bir kadın yolcuya tecavüz etmeye karar verip sebepsiz yere ormana geldiğini söylüyorsunuz. | Open Subtitles | وأنتِ تقولين بأن رجلاً تحمل عمولة الملك قرر إغتصاب فتاة تترحل وسعى نحوها فى الغابات |
| Adamlarımın, tanıtım gecesindeki satıcıları sorgulaması gerekirken onları ormana boş işlere gönderemem. | Open Subtitles | لا أستطيع أن أجعل رجالى يتجولوا فى الغابات فى حين حاجتى لهم فى لقاء جميع الناخبين فى التجمع هذه الليلة |
| Sık ormanın içini oyarak bir orman kedisi gibi hızla daldım. | Open Subtitles | وشققت طريقى فى الغابات الكثيفة بسرعة مثل الفهد |
| ormanlarda çöllerde çürüyerek. | Open Subtitles | أقضى الوقت متعفنآ فى الغابات أو فى الصحراء |