| Partide kal ve daha sonra üç tekerleklimle seni eve bırakırım Morgan. | Open Subtitles | ابقي في الحفل وبعدها سأوصلك للمنزل بسيارتي الصغيرة |
| Lütfen Partide kal. Harika vakit geçireceğiz. | Open Subtitles | .أرجوكي، ابق في الحفل دعينا نقضي وقتاً ممتعاً |
| Baloda yaptıkları için onu ve karısını affetmeyeceğim. | Open Subtitles | أبداً لن أنسى ما فعله هو وزوجته في الحفل. |
| Şey! Sanırım seni Baloda göremeyeceğim. | Open Subtitles | حسن، أعتقد أنني لن أراك في الحفل لكنني سأخبر الجميع |
| Oh, evet. Cuma gecesi konserde ne çalmışlardı? | Open Subtitles | نعم ، ما الذي كانوا يعزفونه في الحفل ليلة الجمعة ؟ |
| Çok tatlısınız ama dansta gerçekten seksi görünmemiz gerekiyor. | Open Subtitles | انكن جميلات جدا لكن نحن نحتاج ان نبدو مثيرات في الحفل |
| İşler boka sarmadan önce Galada tanışmıştık. | Open Subtitles | لقد تقابلنا في الحفل مُباشرةَ قبل خروج الأمور عن السيطرة |
| Aslında... bunu bugünkü törende giymeni umuyordum. | Open Subtitles | حقيقة .. لقد أملت أن ترتديه في الحفل اليوم |
| Partideki kadın sevgilin miydi? | Open Subtitles | هل تلك المرأة في الحفل هي صديقتك الحميمة؟ |
| Üstelik de aptal karınla kokteyl partisinde görünmek istiyorsun. | Open Subtitles | وأنك تريد الظهور مع زوجتك الغبية في الحفل |
| Partide kal ve daha sonra üç tekerleklimle seni eve bırakırım Morgan. | Open Subtitles | ابقي في الحفل وبعدها سأوصلك للمنزل بسيارتي الصغيرة |
| Lütfen Partide kal. Harika vakit geçireceğiz. | Open Subtitles | .أرجوكي، ابق في الحفل دعينا نقضي وقتاً ممتعاً |
| Sonuncu kurbanı Partide soyunan aptal fahişeymiş... | Open Subtitles | كان تلك العاهرة الغبية التي تعرت في الحفل |
| Siz ikinizi geçen gece Partide gördüğümde çok mutlu görünüyordunuz. | Open Subtitles | عندما رأيتكما إنتما الاثنان في الحفل آخر مرة، بدوت سعيدا جدا. |
| Seni Partide gördüğümden beri... kendimi kontrol edemiyorum | Open Subtitles | منذ أن رأيتك في الحفل ، لم أتمكن من مقاومة نفسي |
| Annenlerin verdiği bir Partide bir adam vardı. | Open Subtitles | كان هناك رجل حاضراً في الحفل الذى أقامه أبويك |
| Ee, Baloda eğleniyor musun? | Open Subtitles | أوه ، أوه إذن، هل تحضين بوقت ممتع في الحفل ؟ |
| Pekala, biliyor musun kendimi Baloda düşündüğümden değil ama beklediğim gibi. | Open Subtitles | إذا أنت تعلمين ليس كما تخيلت وقتي في الحفل لكن, إنه يعادل |
| Bundan daha olgun olduğumu düşünmek isterdim ama Baloda olup da bütün o güzel kızları görmek... | Open Subtitles | كُنت لأفضل التفكير بأنني أكبر من هذا الأمر لكن وجودي في الحفل ورؤية تلك السيدات الجميلات |
| konserde tek bir nota bile duymadım. Uyuyup kalmışım. | Open Subtitles | . لم أستمع إلى التنبيه في الحفل فقد غَرقتُ في النوم |
| konserde bunu senin söylemeni istiyorum. Solo senin. | Open Subtitles | في الحفل أريدك أن تغني هذه الاغنية الاغنية لك |
| Biliyorum muhtemelen bunu söylemek zorunda değilim ...fakat dansta olanlar için gerçekten çok üzgünüm. | Open Subtitles | إذن.. أعلم أنه ربما لا يجب أن أقول هذا لكنني آسفه حقاً عن ما حدث في الحفل الراقص |
| Galada tıpkı sana benzeyen bir kadın gördüm. | Open Subtitles | رأيتك إمرأة تشبهك تمامًا في الحفل |
| Gelecek haftaki törende hangisi arkamda asılı durmalı? | Open Subtitles | أي من هذه يجب أن تكون معلقة خلفي في الحفل التشريفي الأسبوع القادم؟ |
| Bütün Tarikat sohbet odalarını kontrol edip dün geceki Partideki sözü geçen ilaçla ilgili bir şey bulabilmek için takıldım. | Open Subtitles | وتفقدّت حتى غرفة المحادثة الخاصّة بالبرنامج ولا يمكنني إيجاد أي ذكر عن مادة مخدرة في الحفل |
| Yatırım partisinde çıldırdıktan sonra seni görebileceğimden emin değildim. | Open Subtitles | لم أكن واثقاً من رؤيتك بعد فزعك في الحفل الاستثماري |