| Bunu biliyorum çünkü İngiliz Özel Kuvvetleri'nde 10 yıl geçirdim. | Open Subtitles | أعلم هذا لأنّي قضيت 10 سنوات في القوات الخاصة البريطانية |
| Eskiden Hava Kuvvetleri'nde bir generaldim, hatırlıyor musun? | Open Subtitles | لقد كنت جنرال في القوات الجوية, أتذكرين؟ |
| Endişelenmiyorum. Kardeşin Özel Kuvvetler'deki eğitiminden övgüyle bahsetti. | Open Subtitles | لن أفعل , أخاك أخبرني كثيراً عن تدريبك في القوات الخاصة |
| Hayır. Bilgilerin Özel Kuvvetler'le başlayıp devam eden süreci kapsıyordu. | Open Subtitles | ملف خلفيتك يتضمن فقط معلومات منذ أن أصبحت مجنداً في القوات الخاصة |
| Sadece ne istediğini söyle. Sen Bay Deniz komandosu, hayatta kalma uzmanı benimle geliyorsun. | Open Subtitles | أنت السيد المكافح في القوات الخاصة ستأتي معي |
| Artık Spetsnaz değilsin. | Open Subtitles | أنت لَمْ تَعُدْ في القوات الخاصة |
| Özel kuvvetlerde çalışan çoğu kişide vardır. | Open Subtitles | الكثير من الناس الذين خدموا في القوات الخاصة لهم نفس الوشم |
| Ben aşığım, ben savaşçıyım, ben SAT komandosuyum. | Open Subtitles | أنا عاشق، أنا مُقاتل و غطاس في القوات البحرية الأمريكية الفتاكة. |
| Arkadaşmışlar. Hava Kuvvetleri'nde beraber hizmet etmişler. | Open Subtitles | لقد كانوا أصدقاء خدموا سوياً في القوات الجوية |
| Parlamento Onur Nişanı Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri'nde hizmet eden bir kişiye düşmanla savaşta kahramanlığı için verilen en önemli nişandır. | Open Subtitles | وسام الكونغرس للشرف هو أعظم مكافأة للشجاعة يمكن تقديمه إلى فرد.. يخدم في القوات المسلحة للولايات المتحدة الأمريكية |
| Yani Hava Kuvvetleri'nde gördüğüm gibi değildi hiç. | Open Subtitles | أقصد، ليس بدرجة ما رأيته في القوات الجوية |
| Kara ya da Hava Kuvvetleri'nde olsaydı, ederdi. | Open Subtitles | لو كانت في الجيش أو في القوات الجوية أجل |
| Amerikan Hava Kuvvetleri'nde bir pilot musun? | Open Subtitles | هل أنت قائد طائرة في القوات الجوية الأمريكية؟ |
| Kana susamışlığının farkına İngiliz Özel Hava Kuvvetleri'nde vardın. | Open Subtitles | لقد اكتشفت نهمك للدماء في القوات البريطانية المسلحة |
| Başlarındaki Jin Sa Woo Özel Kuvvetler'in anti-terör timinde yetişmiş en yetenekli adamlardan biridir. | Open Subtitles | الذي يقودهم كان شخص لا مثيل له في القوات الخاصة كمتخصص في مكافحة الإرهاب |
| Çırak'ımız Özel Kuvvetler subayı John Stark, 32 yaşında. | Open Subtitles | معلمنا ضابط في القوات الخاصة اسمه جون ستارك 32 |
| Burada üç çocuğu olduğu yazıyor, iki kız ve bir erkek. En genç olanı erkek ve fotoğraf yok. Silahlı Kuvvetler için çalışıyor. | Open Subtitles | يُقال أن لديها 3 أطفال، فتاتان وولد، الطفل الأصغر لم يُصور، خدمَ في القوات المسلّحة |
| Ah, babası Özel Kuvvetler'de bir arkadaşımdı. | Open Subtitles | اه، كان والدها الأصدقاء من الألغام في القوات الخاصة. |
| 36 yaşında, eski ordu komandosu şimdi FBI'ın Rehine Kurtarma Ekibinde. | Open Subtitles | عمرهُ 36، عنصر سابق في القوات الخاصة التابعة للجيش و الأن يعمل في فريق أنقاذ الرهائن التابع لمكتب التحقيقات الفيدرالي |
| Romero "Romeo" Parada. Eski Meksika komandosu. | Open Subtitles | " روميرو بورلادا " كوماندو سابق في القوات المكسيكي مدرج من " خوزيه كولينقدو " |
| Puçenko'yla birlikte Rus özel birliği Spetsnaz'da çalışmış. | Open Subtitles | خدم مع بوشنكو في القوات الخاصة الروسـية |
| "Ben hâlâ Spetsnaz'ım." | Open Subtitles | أنا مازلت في القوات الخاصة |
| Silahlı kuvvetlerde görev aldığınıza bahse girerdim. | Open Subtitles | وأجزم أنّكِ قضيتِ بعض الوقت في القوات المسلحة. |
| Ben aşığım, ben savaşçıyım, ben SAT komandosuyum. | Open Subtitles | أنا عاشق، أنا مُقاتل و غطاس في القوات البحرية الأمريكية الفتاكة. |