"في راحة" - Traduction Arabe en Turc

    • Rahat
        
    • rahatlatmıştır
        
    İlk başta dayanak noktası olarak onları Rahat oldukları zaman inceledik. TED الحالة الاولى نظرنا إليهم في الحالة الاعتادية عندما كانوا في راحة
    Burada evde olacağından çok daha Rahat. Open Subtitles فإنها في راحة هنا أكثر مما كانت ستصبح في المنزل
    Burada evde olacağından çok daha Rahat. Open Subtitles فإنها في راحة هنا أكثر مما كانت ستصبح في المنزل
    Peki, Bayanlar Baylar, Artık Rahat Uyanabilirsiniz. Open Subtitles حسناً , سيداتي سادتي , من الآن و صاعداً سوف تستيقظون في راحة
    Wisconsin'den Kıdemsiz Senatör'ün yaptıkları yurtdışındaki müttefiklerimizde endişe ve korkuya neden oldu ve düşmanlarımıza da epeyce rahatlatmıştır. Open Subtitles "تصرفاتمحافظ"ويسكونسن... سببت إنذاراً وفزعاً بين حلفائنافيالخارج... وتسببت في راحة كبيرة إلى أعدائنا
    Bayanlar baylar, İçiniz Rahat edebilir artık Open Subtitles حسناً , سيداتي سادتي , من الآن و صاعداً سوف تستيقظون في راحة
    Size bataklıkta iyi eğlenceler, çünkü ben Rahat olacağım Open Subtitles أتمنى لكما وقتاً طيباً في المستنقع لأني أنا سأكون في راحة
    En azindan 10 gün boyunca Rahat olmaliydik. Open Subtitles ولكن , كان من المفترض أن نكون في راحة لعشرة أيام على الأقل
    Düşük sosyoekonomik sınıftaki insanların Rahat oldukları zaman daha çok kişiye erişebildiklerini bulduk. TED وما وجدنا هو أن الناس ذوي الحالة الاجتماعية والاقتصادية المتدنية عندما يكونون في راحة هم في الحقيقة يتواصلون مع أشخاص أكثر
    Rahat, Teğmen. Open Subtitles ذِكْر للواجبِ , سيد في راحة , مُساعد.
    Günlerini benimle Rahat içinde geçirebilirsin. Open Subtitles يمكنك أن تمضين أيامك معي في راحة
    Tek isteğim senin Rahat yaşaman. Open Subtitles أنا أهيء الأمور فحسب، كي تعيشي في راحة
    Deniz Tarafında, Mr. Todd, Rahat Ve Huzurlu Olacağız, Open Subtitles بجانب شاطئ البحر سيد [ تود ] , سوف نكون في راحة و دفء
    Rahat edeceğiz deniz kenarında Open Subtitles بجانب شاطئ البحر سيد [ تود ] , سوف نكون في راحة و دفء
    Şimdi kendiniz daha Rahat hissedebilirsiniz. Open Subtitles أتوقع أن تكوني في راحة أكثر الآن
    Sorun değil. Rahat ederim. Open Subtitles أنه على ما يرام سأكون في راحة هنا
    Rahat, Teğmen. Open Subtitles في راحة , مُساعد.
    Şimdi kendimi tamamen Rahat hissediyorum. Open Subtitles أَشْعرُ بالكامل في راحة الآن.
    Mesele keşke bu olsaydı, fakat değil, ve Baş Savcı bu tanık koruma anlaşmasını imzaladığı anda, Hodges günlerini bilinmeyen bir yerde Rahat içinde geçirecek benim kardeşim Arlington Mezarlığı'nda yatarken. Open Subtitles أتمنى لو كانت هذه هي الحال، لكن لا و حالما يمضي النائب العام برنامج حماية الشهود هذا سيعيش (هوجس) أيامه في راحة و سرية
    "...epeyce rahatlatmıştır." Open Subtitles تسببت في راحة كبيرة إلى أعدائنا"

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus