"في صالح" - Traduction Arabe en Turc

    • için iyi
        
    • için en iyisi
        
    • iyiliği için
        
    • lehine olan
        
    Güvenli bir şekilde gittiğini görmek çocuk için iyi olur. Open Subtitles سيكون في صالح الفتى أن يراك وأنت راحل في امان.
    Suçlu gibi davranıyor olmamın muhtemelen ilişkimiz için iyi olmayacağını düşündüm. Open Subtitles من البديهي أن تصرّفي مثل مجرمة غالبًا ليس في صالح علاقتنا.
    Lenny'nin işi ters gittiğinde, kimse için iyi olmaz. Open Subtitles عندما يغضب ليني فلن يكون هذا في صالح اي شخص
    Sadece ev için en iyisi neyse onu yapmak istiyorum. Open Subtitles أنا فقط أريد أن أعمل ما هو في صالح المنزل
    Bence Monica, Betsey için en iyisi olduğunu düşündüğü şeyi yaptı. Hadi ama. Open Subtitles اعتقد ان العمه مونيكا فعلت ماهو في صالح بيتسي
    Her şeyden önce bu komite ülkenin iyiliği için çalışmaktadır. Open Subtitles أولاً وقبل كلّ شيء, هذه اللجنة تعمل لما هو في صالح البلاد.
    Politikacılar, başkalarının iyiliği için askeri personelden sürekli kendilerini feda etmelerini istiyorlar. Open Subtitles السياسيين يطلبون من العسكريين التضحية بانفسهم لما في صالح الاخرين في جميع الاوقات
    Beni kullanın. Suçlular lehine olan bu yasaları değiştirin. Open Subtitles عليك أن تغيّر القوانين التي تصبّ في صالح المجرمين.
    Başında onca iş varken, kızlar için iyi olacağını düşündük. Open Subtitles فكرنا أن هذا في صالح الفتاتين، لاسيما مع كل مشاغلك هذه
    Onun korkmuş hâlini önceden görmüştüm. Kimse için iyi olmaz. Arkanı kolla. Open Subtitles نعم، لقد رأيته خائفاً من قبل وهذا ليس في صالح أحد، انتبه لنفسك
    Tanrım, neredeyse eğer bu senin oyların için iyi olmasa onların hisse fiyatlarını arttırdığımız için neredeyse kötü hissedeceğim. Open Subtitles رباه، أكاد أحقد على ارتفاع قيمة أسهمهم لو لم يكُن هذا في صالح معدّلات استحسانك جماهيريًا.
    İlçeyi rehin almanın şirket için iyi olacağını düşünmüyorum. Open Subtitles لا أعتقد أنه في صالح هذه الشركة حجز رهن تلك البلدة
    Biz bunun herkes için iyi olacagini düsündük.. Open Subtitles استمع، إننا نشعر أنه في صالح الجميع
    Bak, Kankalar şu anda Coeur D'Alene'de araştırma yapıyorlar, eğer bombanın yerini sen söylemeden bulurlarsa, bu kızın için iyi bir son olmayacak. Open Subtitles أسمع يا عضو العصابة ، أن أصدقائي الآن يبحثون في كور دي ايلين ،وأن وجدوا القنبلة قبل أن تقول لي مكانها . أن ذلك لن يكون جيدا في صالح حبيبتك
    ..bu karar parti için iyi olmayacak. Open Subtitles لن يكن هذا القرار في صالح الحزب
    Peki. Sanırım herkes için en iyisi bu. Open Subtitles حسنٌ، سيكون ذلك في صالح الجميع
    İşte bu yüzden yaptım çünkü ada için en iyisi buydu. Open Subtitles ولذلك قتلتكَ، لأنّه كان في صالح الجزيرة
    SAMCRO için en iyisi neyse onu yapıyorum. Open Subtitles أحاول فقط ان افعل ما في صالح سامكرو
    Kanımca bu herkes için en iyisi olur. Open Subtitles {\fnAdobe Arabic}.أعتقد أنّ ذلك سيكون في صالح الجميع
    "Her şeyi kulübün iyiliği için yaptım." martavalına inanmıyorum. Open Subtitles لا أصدق هذا التواضع وما يفعل في صالح النادي هراء
    Bir uzaklaştırma onun kariyerini mahvetmez ve şehrin iyiliği için yaptıklarım için özür dilemeyeceğim. Open Subtitles الايقاف لن ينهي حياته العمليه وانا لن اقوم بالاعتذار عن قيامي بما هو في صالح المدينه
    Bayan Ohba'nın önerisinin lehine olan oyların yüzdesi %49. Open Subtitles نسبة الاصوات في صالح (تعديل السيدة (أوهبا 49%

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus