| Belediye binasında; Başkanın ofisinde çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا أعمل في مبنى البلدية في مكتب العمدة. |
| Film son beş yıldır, New York'ta Time-Life şirketinin binasında... bir kasada kilitli duruyordu. | Open Subtitles | لقد تم التحفظ عليه في قبو السنوات الخمس الماضية في مبنى البث المباشر في نيويورك |
| Las Vegas'ta. Ama federal binasında anlaşma yapıyordu. | Open Subtitles | كان في لاس فيجاس في مبنى تابع للاتحاد الفدرالي ليتم الصفقة |
| Bize, Sosyal Hizmetler binasındaki, ofisinizin anahtarı gibi geldi. | Open Subtitles | وإتّضح أنّ المفتاح لمكتبكِ في مبنى الخدمات الإجتماعية |
| bir binada oturup da, bütün komşularının hostes olduğuna inanamıyorum. | Open Subtitles | لا أُصدق أنك تعيش في مبنى كل جيرانك فيه مضيفات |
| Seni, Gizli Servis ek binasına götürmemi istedi. | Open Subtitles | الان، إنه يريد مني أن أضعك على اتصال به في مبنى الحراسة الخاصة |
| Bir de adımla anılan bir binaya gideyim de görün. | Open Subtitles | فإنتظر حتي اسكن في مبنى يحمل إسمي لقد سمي بإسم أبي |
| Los Angeles'taki bu hükümet binasında büyük bir patlama olduğu. | Open Subtitles | انفجار رئيسي في مبنى حكومى في لوس انجلوس |
| Frank, bu mesajı aldığında, Stern binasında, 7. kat köşe ofisinde olacağım. | Open Subtitles | فرانك حين تصلك هذه الرسالة سأكون في مبنى ستيرن في الطابق السابع تعال باسرع ما تستطيع |
| Ayrıca, belediye binasında arada sırada laflayabileceğimiz bir arkadaşımız olması hiç de fena olmaz. | Open Subtitles | الى جانب انه من الجميل ان نعرف شخصاً في مبنى الحكومه يمكننا التحدث له من وقت لآخر |
| Okul binasında neler olduğunu hatırladığını söyledim onlara. | Open Subtitles | لقد أخبرتهم أنكِ تذكرتي ما حدث في مبنى المدرسة. |
| - Saat 11:48 sularında Futura Kimya binasında bir bomba patladı. | Open Subtitles | -في حوالي 11: 48 صباحًا، قنبلة إنفجرت في مبنى "فوتورا" الكيميائي. |
| Çizgi roman dükkanım buna benzer eski bir banka binasında. | Open Subtitles | متجري للكتب الفكاهيّة في مبنى بنكِ قديمٍ كهذا. |
| - New York Merkez binasındaki ofisinde çalışıyor. | Open Subtitles | إنّه يعمل في مكتبه ، في مبنى نيويورك المركزي |
| Devlet binasındaki patlamaya neyin sebep olduğu henüz kesin değil. | Open Subtitles | لم يعرف ما سبب الإنفجار في مبنى الحكومة بعد |
| Suya yakın bir yerde, eski bir binada olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | نحن نعلم بأنها في مبنى قديم بالقرب من مجرى مياه |
| İyi akşamlar, Baxter binasına hoş gel... | Open Subtitles | مساء الخير , و أهلاً و سهلاً بكم في مبنى باكستر |
| Evet, yanlış yere. Tamamen başka bir binaya. | Open Subtitles | نعم ، في الموقع الخطأ في مبنى مختلف تماما |
| Dolaysiyla görüldüğü üzere yiyecek, energy ve atık döngülerini bir Bina içerisinde bir araya getiriyoruz. | TED | وكما ترون يمكننا ان نجمع سوية عدة دوائر تضم الغداء والماء والطاقة والمخلفات كلها في مبنى واحد |
| Brezilya São Paulo'daki ofis Binası yarı transparan OPV paneller cam yüzeye entegre edilmiş, değişik ihtiyaçlar sunuyor. | TED | في مبنى المكاتب في ساو باولو، البرازيل، حيث تندمج اللوحات شبة الشفافة مع زجاج الواجهة، ما يخدم حاجات مختلفة. |
| Müfettişin ofisinin bulunduğu binada çıkan yangın yüzünden mesele kalmış. | Open Subtitles | كل القضية تم إسقاطها بسبب حريق في مبنى مكتب المُحقق |
| Sdney Opera binasının yelkenlerini güç santrali olarak düşünün. | TED | تخيل أن الأشرعة في مبنى الأوبرا في سدني تعمل كحقل طاقة. |