| Pekâlâ, kimsenin mahkeme salonumda vurmasını istemiyorum. | Open Subtitles | حسناً ، في حقيقة الأمر ، أنا لا أريد أن يقوم أي شخص بالطرق في محكمتي |
| mahkeme salonumda o şekilde konuşmaktan kaçınmanızı rica edeceğim. | Open Subtitles | سأطلب منك الترفع عن استخدام هذه العبارات في محكمتي |
| Perşembe günü seni mahkeme salonumda görmek istemediğim kesin. | Open Subtitles | وبالتأكيد لا أريد رؤيتك في محكمتي يوم الخميس، |
| Hep adil davrandığıma dair kendimle gurur duydum, ama Benim mahkememde, adalet gerçekten kördü. | Open Subtitles | ترى، أنا لطالما افتخرتُ بنفسي بأني عادلَه بأنه في محكمتي كانَت العدالَة حقاً عمياء |
| Benim mahkememde isen genç adam, bir şeyler yapmışsın demektir. | Open Subtitles | أنت في محكمتي أيها الرجل الشاب هذا يعني أنك فعلت شيئاً |
| Ama benim mahkeme salonumda, yargıç Wright denmesini tercih ederim. | Open Subtitles | خارج أسوار هذه المحكمة لكن في محكمتي أطلب منك ندائي بالقاضية رايت. |
| Benim mahkeme salonumda olmaz. Tarih belli. | Open Subtitles | دعنا لا نلعب بهكذا أمور، ليس و في محكمتي |
| mahkeme salonumda sessizlik isterim! | Open Subtitles | ! إلزموا الصمت في محكمتي |
| Benim mahkememde bir süreliğine memurluk yaptı. | Open Subtitles | لقد كان كان الكاتب في محكمتي لبعض الوقت |
| - Sayın Yargıç, ara vermenizi istiyorum. Benim mahkememde talepte bulunulmayacak. | Open Subtitles | لن تكون هناك مطالب في محكمتي |
| Benim mahkememde talepte bulunulmayacak. | Open Subtitles | لن تكون هناك مطالب في محكمتي |